zazaki.net
29 Adare 2017 Çarşeme
Girdîya Karakteran : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
22 Êlule 2016 Panşeme 23:04

Zazacılık Faaliyetleri Tahrifatlarından Örnekler

Roşan Lezgîn

İstanbul'da, 2012 yılında Geoaktif Yayınları tarafından yayımlanmış "Zonê Ma Zonena? Zazaki für Anfängreinnen und Anfänger" (Dilimizi Biliyor musun? Yeni Başlayanlar İçin Zazaca) Almanca olarak hazırlanmış bir kitap var. Yazarı, Mesut Keskin.

Kitabın hemen 6. sayfasındaki Vorwort (Önsöz) kısmında, İrani dillerin soyağacını gösteren bir şema var. Şemanın altında Almanca olarak şunlar yazılı: "Abbildung 1: Stammbaum der alt-, mittel- und neuiranischen Sprachen (Prof. Dr. Jost Gippert, Frankfurt Univ.)"

Yani, "Şekil 1: Eski, Orta ve Yeni İrani Diller Soyağacı (Prof. Dr. Jost Gippert, Frankfurt Üniv.)"

Soyağacı şemasının aslı, daha önce "Prof. Dr. Jost Gippert'in 4 Mayıs 1996, Mannheim Zaza Kitap Şenliğindeki Konuşması" Hasan Dursun tarafından "Zazacanın Tarihsel Gelişimi" başlığıyla Türkçeye çevrilerek Ware dergisinin 13. Sayısının (Mayıs 2000), 106-113. sayfalarında yayımlanmış olan yazıda vardır.

Aynı yazı, daha sonra "Asmen" adlı kullanıcı tarafından, 28 Haziran 2000, Saat: 10:52:43'de, PDF dosyası olarak İnternet ortamına aktarılmış.

PDF dosyasını http://zazaki.de/zazakide/zaza-tarih.pdf linkinden indirebilirsiniz.

Adı geçen şema, PDF dosyasının 7. sayfasında 7 Nolu şema olarak yer almaktadır.

"Asmen" adlı kullanıcı, "Asmêno Bêwayir", "Mesut Asmên Keskin", "Mesut Keskin" gibi farklı adları kullanan kişidir.

Tam burada, adı geçen kaynaklarda yer alan Jost Gippert'in şemasını verelim önce.

Şimdi Jost Gippert'in şemasında, en üstte kutu içerisinde yer alan "Kurdisch" ve "Zaza" adlarına bakalım.

Ardından, her iki adın bulunduğu kutulardan başlayarak aşağı doğru "NW Iran" yani "Kuzeybatı İran" ibaresinin bulunduğu kutuya kadar takip edelim.

Kutuları rahatça görmek ve çizgilerini takip etmede işinizi kolaylaştırmak için, ek olarak ince bir kırmızı çizgiyi ben çizdim.

Görüldüğü gibi Gippert, "Kurdisch" dediği Kurmanci ve Zazaki diyalektlerini yan yana koyuyor ve ikisini de "Kuzeybatı İrani diller" grubunda tasnif ediyor.

Burada, Jost Gippert'in tasnifinin doğru olup olmadığını tartışmıyoruz, sadece şemasına yoğunlaşıyoruz.

 

Şimdi de Mesut Keskin'in yukarıda adını verdiğim kitapta, Jost Gippert'i kaynak göstererek yayınladığı şemayı verelim.

Gippert'in şemasında olduğu gibi, Mesut Keskin'in şemasında da, en üstte, kutu içerisinde yer alan "Kurdisch" ve "Zaza" adlarına bakalım şimdi.

Görüldüğü gibi, Gippert'in şamasında, yan yana duran "Kurdisch" ve "Zaza" adlarının bulunduğu kutuların yerleri değiştirilmiş, birbirinden uzaklaştırılmış, aralarına 5 dil eklenmiştir.

Kutucukların altından aşağı doğru akan çizgileri izlediğimizde ise, Kurdisch'ten aşağıya akan çizgi "SW Iran" yani "Güneybatı İran" kutucuğuna aktarılmış. Zaza'dan akan çizgi, "NW Iran" yani "Kuzeybatı İran" kutucuğunda kalmıştır. "SW Iran" kutucuğu ile "NW Iran" kutucuğunun da yerlerini değiştirmiş.

Mesut Keskin, Jost Gippert'in şemasını tahrif ederek, Kurmanciyi Güneybatı İran dillerine ait, Zazakiyi de Kuzeybatı İran dillerine ait gösteriyor. Oysa Jost Gippert'in, her ikisini de Kuzeybatı İran dilleri olarak tasnif ettiği ortadır.

Bu, sadece "tahrifat" değildir, aynı zamanda kaynağına, yani Prof. Dr. Jost Gippert'in çalışmasına ihanettir. Yine, okuru kandırmak, yanıltmaktır. Bilimsellik kisvesi altında "siyasi propaganda" olarak da tarif edebiliriz...

Görüldüğü gibi "Zazaca Kürtçe değildir" iddiaları, bu şekilde, tahrifatlarla, yanıltmalarla, propagandayla yürütülmektedir.

Bunları yapanlar, yazılarında, sosyal paylaşım sitelerinde, her yerde, tarihsel süreç içerisinde kendilerine Kırd/Kirmanc yani Kürt diyen bizlere "Bunların söylemleri bilimsel değildir, siyasi iddialardır" diyenlerin, "Biz bilimsel çalışıyoruz, bilim adamlarını, örneğin, Frankfurt Üniversitesinden Prof. Dr. Jost Gippert'i esas alıyoruz" söylemini tekrarlayıp duranların, "bilimsellikleri" budur işte: Kaynakları tahrif etmek…

_____________________________

 

YAZIYA GELEN YORUMLAR

 

Yorum-1:  23 Êlule 2016 Îne 11:45

yüz olacak insan da.!                                                      Ro$ev Sîtav

Eline saglik kekê Ro$an..
Evet, özelikle birilerinden bir$ey aktarildiginda, oldugu gibi sunmak lazim.
Mesud Keskin, $imdide Ermeni irkçisi olarak Dêsim toplumuna saldiriya geçmi$.. bunun ilk örnegini de Ermeni biri ile yaptigi röportajdir..

* * *

Yorum-2: 23 Êlule 2016 Îne 23:31

asılsız iftira ancak basit insanların işi olabilir         Mesut Keskin

Sayın basit ve iftiracı insanlar, şemanın asıl kaynağı bu linktedir. Ortada bir tahrifat yok ve Kürtçe dilleri kuzeybatı koluna ait olduğu belli, sadece kuzeybatı kolundan erken uzaklaşmaya başlamıştır.
Sayın Prof. Dr. Gippert danışmanım ve hocam olur. Kimse burada kalkıp bir belgeyi çarpıtamaz, malum cezası var ve milletvekili, bakan dahi olsa muaf tutulmaz. Kimsenin suflörlüğüne ihtiyacımızın olmadığı gibi hint-avrupa ve iranî dillerin yapısı hakkında ve de bilimsel çalışmada bize ahlak ders verecek kişiler sizler değilsiniz. Haddinizi bilin.
Roşan bey, bu yazıyı buradan ve ilkehaber'den kaldırmanızı tavsiye ederim. Aksi taktirde hukuksuz bir ülke de olsa hukuki yollara kerhen başvurmak zorunda kalırım.
Şemanın aslı:
http://titus.fkidg1.uni-frankfurt.de/didact/idg/iran/iranstam.htm

Not: R. Lezgîn'le hiçbir şekilde karşılıklı yazışmam, karşılaşmışlığım veya ilişkim olmamıştır (olmamasını da tercih ederim). Beni Facebook'ta bloke ettiği için ona ulaşamıyorum.
-------------------------------------------------------
Sayın Mesut Keskin,
"basit ve iftiracı insanlar" falan diyerek söze başlaman, zaten seviyeni gösteriyor. Seviyene inecek değilim. Bu bir.
İkincisi, Prof. Dr. Gippert 'in Ware dergisinde ve ordan aktarılarak İnternet ortamında PDF dosya olarak yayımlanmış şeması sabittir. Bu şemanın tahrif edildiği de sabittir.
Linkini verdiğin ikinci şema konusunda hiç bir açıklama yoktur; kimin ne amaçla hazırladığı, orada niçin yayımlandığı belli değildir.
Üçüncüsü, öyle panikleyerek, karmaşık bir ruh haliyle hem "haddinizi bilin" demenize, ama hemen ardından uslup değiştirerek "Roşan bey, bu yazıyı buradan ve ilkehaber'den kaldırmanızı tavsiye ederim." demenize, işte bir de "hukuki yollara kerhen başvurmak zorunda kalırım" falan demenize sadece gülümsedim. :)
Sen mahkemeye başvurmakta hiç geç kalma Asmên Mesut Keskin.
Biz de bu arada yazıyı çok yakında Almancaya çevrip Prof. Dr. Gippert'in bilgisine sunacağız.
Madem tavsiyede bulundunuz, naçizane benim de size bir tavsiyem: İnsan yanlış bir iddiada ısrar edince, artık yanlış şeyler üretmeye mahkum olur hep. Şunu da ekleyeyim, belli ki aşağılık kompleksiyle insan kendi kendine "asmên" adını koyunca "gök" falan olmaz, gökyüzünde de dolaşmaz; aksine, yer seviyesinden gökyüzünün tam tersi bir yerde olur!
Anladınız ne dediğimi, uzatmayayım.

* * *

Yorum-3: 24 Êlule 2016 Şeme 12:25

"BASİT VE İFTİRACI" KİM?                                                     Bizler

Mesut Keskin, yazılarında zaman zaman bilimden, bilim ahlakından behseder. Ama yazdığımız yazıda yaptığı tahrifatı, sahtekarlığı açıklayarak maskesini indirdik. Maskesi inince ve yaptığı sahtekarlığı izah edemeyince bize terbiyesizce "basit ve iftiracı" diyor. Sahtekarlığı ise ortada. İlkin Ware'de yayımlanan şema ortada. Mesut Keskin'in kitabındaki tahrif edilen şema da ortada. Mesut'un kendi kitabında söz konusu şemayı nasıl değiştirdiği, okuyucusunu sahte bilgilerle nasıl aldattığı, hocam ve danışmanım dediği Gippert'e de nasıl ihanet ettiği, onun şemasını nasıl değiştirdiği de ortada. Böylece kendisi bilim ahlakını çiğnemiş, yani ahlaksızca davranmış, sahtekarlık yapmıştır. Sadece bilimsel anlamda değil, hukuken de mahkemede yargılanıp cezalandırılmayı hak etmiştir. Sahtekarlık yapan kendisi, belgeyi çarpıtan kendisi, buna rağmen kalkmış şöyle diyor: "Kimse burada kalkıp bir belgeyi çarpıtamaz, malum cezası var." Ama kendi kitabındaki belgeden söz etmiyor. Mesut Keskin'in kitabındaki tahrif edilmiş şemayı Roşan Lezgin mi yaptı yoksa Mesut Keskin mi? Mesut tahrif ederek kendi kitabında şema yayımlıyor biz de o şemayı olduğu gibi yayımlıyoruz. Bu durumda çarpıtan kim oluyor?
Mesut ayrıca şöyle diyor: "Roşan bey, bu yazıyı buradan ve İlkehaber'den kaldırmanızı tavsiye ederim. Aksi taktirde hukuksuz bir ülke de olsa hukuki yollara kerhen başvurmak zorunda kalırım." Şimdi bütün okuyuculara hitaben şunu diyoruz: Mesut'un bu sözleri tamamen palavradır. Mahkemede cezalandırılacak olanın kendisi olduğunu biliyor. Çünkü tahrif edilmiş şema onun kitabında duruyor. Roşan'ın kitabında değil. Buyursun istediği mahkemeye başvursun. Ama iddia ediyoruz, öyle bir şey yapmaz. Malum, sahtekarlar adil yargılanmalardan fellik fellik kaçar. Evet iddia ediyoruz: Mahkemeden bahsederken tam kendisine yakışan bir biçimde yalan söylüyor. Eğer söylediğinin yalan ve palavra olmadığını iddia ediyorsa. Hodri meydan! Mahkemeye başvursun. Başvurmazsa palavracı ve yalancı olduğu bir kez daha kanıtlanmış olur.
Mesut, okuyucunun sağduyusuyla dalga geçercesine "ortada bir tahrifat yok ve Kürtçe dilleri kuzeybatı koluna ait olduğu belli" diyor. Peki Kürtçenin Kuzeybatı [İrani Diller] koluna, Farsçanın ise Güneybatı İrani Diller koluna mensup olduğu belli olduğu halde, Mesut Keskin yayımladığı kitapta Kürtçeyi, Yeni Farsça ile birlikte Middle Persian (Orta Farsça) ve Old Persian (Eski Farsça)ya bağlamadı mı? Bu sahtekarlığı yapan ve bunun için Gippert'i kaynak gösteren Mesut Keskin değil mi? İrani diller hakkında en ufak bilgisi olanlar bile Kürtçenin Kuzeybatı koluna, Farsçanın ise Güneybatı koluna bağlı olduğunu bilirler. Bunları aynı grupta gösterme tahrifatçılığı sahtekarlık değil mi?
Böyle bir sahtekarlığın anlaşılması için Mesut'un mahkemeye başvurması mümkün mü?

* * *

Yorum-4: 24 Êlule 2016 Şeme 14:14

Jost Gippert değiştirmiş olabilir                                            Objektif

Bu belgeyi Jost Gippert de değiştirmiş olabilir. Mesut Keskin'in verdiği linke göre şemayı Frankfurt üniversitesinin sitesinden almış ve orada Jost Gippert'e ait olduğu yazılıyor. Yıl olarak da 2000 tarihi veriliyor. Halbuki yukarıda 2000 yılında yayınlanan ilk şema farklı görünüyor. Jost Gippert bu çalışmasını değiştirmişse bile en azından tarihini 2000 olarak değil de yeni bir yıl olarak vermeliydi ve böylece eski fikrinden caydığını gösterebilirdi. Çünkü iki tablo arasında farklar var. Yani bir sorun var muhakkak, ama bunu Mesut Keskin yapmış diyemeyiz. Jost Gippert üzerinde etkide bulunmuşsa veya yönlendirmişse bilemem. Meseleyi kişiselleştirmeden Jost Gippert'e bu konuyu sormak lazım bence. Bu şekilde gerçek ortaya çıkmış olur.
Ayrıca Zazaki dahil bütün Kürt lehçelerinin Kuzeybatı İrani dillere ait olduğu bütün dilbilimciler tarafından kabul görmüş. Gippert'e ait olduğu söylenen son şema hatalıdır.

* * *

Yorum-5: 24 Êlule 2016 Şeme 17:08

son yazım, son kez ricam..                                  Mesut Keskin

Admin Uyarısı:

Eke ti şîroveyê xo de rasterast yan zî sergirewte heqaret ro kesêk yan bawerî û mîlîyetê merdiman bikerî yan zî şîroveyê xo heme bi HERFANÊ GIRDAN û teberê qaydeyanê rastnuştişî de binusî, nêweşanîyeno!

* * *

Yorum-6: 24 Êlule 2016 Şeme 17:24

Daha objektif.                                                      Daha Objektif

Gippert'in ilk konuşması ve şeması 4 Mayıs 1996 tarihli. Bu, Ware dergisinin 13. Sayısının (Mayıs 2000), 106-113. sayfalarında yayımlanıyor. Mesut Keskin o derginin redaksiyanunda da var. Bu yazıyı "Asmen" adıyla, 28 Haziran 2000, Saat: 10:52:43'de, PDF dosyası olarak İnternet ortamına aktarıyor. Kitabındaki şema ise farklı.
Kirmancki ve Kurmanci birkaç yıl içinde tasnifte yerleri değişecek kadar farklılaşmış değil. Nasıl oluyor da Ware'de Kuzeybatı Grubu'nda yer alan Kürtçe, Mesut'un kitabında Güneybatı'ya geçiyor?
İrani diller konusunda azıcık bilgisi olanlar bunun sahte bir şema olduğunu anlarlar.
Mesut yanlış üstüne yanlış yapıyor üstelik yanlışını düzeltenleri suçluyor. Oysa belgeler ortada. Mesut şemanın aslı için başka bir adres veriyor. Peki Mesut redaksiyonunda olduğu Ware dergisindeki belgeyi/şemayı yayımladığından şimdi neden bahsetmiyor?
Kitabında neden hiçbir dilbilimcinin kabul etmediği yanlış bir şemayı bile bile yayımlıyor?
Nedeni açık. Kirmanckiyi ve Kurmanciyi farklı gruplarda göstermek ve bunu okuyucuya yutturmak. Ama okuyucu artık sahteliklere kanmıyor.

* * *

Yorum-7: 24 Êlule 2016 Şeme 19:19

Sayın Roşan                                                                Veroz Huseyn

Neden Mesut Keskinin bu verdiği linki görmemezlikten geliyorsunuz?
http://titus.fkidg1.uni-frankfurt.de/didact/idg/iran/iranstam.htm
Bununla yazınızın temeli doğru olmadığı anlaşılmaktadır.
_____________________
Yazım çok açık ve nettir; temeli, iki farklı şemadır. Kaynaklarını belirterek ikisini birlikte sunmuşum.
İlki, Ware dergisinde yayımlanmış. Mesut Keskin, o derginin redaksiyonundadır. Kendisi İnternete yüklemiş.
İkincisini de kitabında yayınlanmış.
Birincisiyle farklı olan kitabındaki ikinci şema, Keskin veya Gippert tarafından belirtilen linkte yayınlanmış olsun veya olmasın, benim yazım açısından değişen bir şey yoktur.
Mesele şudur:
Kirdkî/Kirmanckî ve Kurmancî, birkaç yıl içinde dil ağacında yerleri değişecek kadar farklılaşmamıştır. Nasıl oluyor da Ware'de Kuzeybatı Grubu'nda yer alan Kürtçe, Mesut'un kitabındaki şemada Güneybatı'ya geçiyor?
İster Gippert ister Keskin bu tahrifatı yapsın, bu sahte şemayı üretsin, Keskin'in kitabında yer aldığı şekliyle direkt kendisi sorumludur. Redaksiyonunda olduğu Ware dergisindeki belgeyi/şemayı yayımladığını, kitabında ve şimdi, neden bahsetmiyor?
İkinci şema, yani kitapta ve linkte olan, sahtekarca tahrif edilmiş bir şema olduğu açık değil mi?
Keskin, ve sizler, bunu nasıl bilmezsiniz de meseleyi şuraya buraya çekmeye, bulandırmaya, sulandırmaya, karıştırmaya çalışıyorsunuz?
Yazım çok açık ve nettir; her iki şema çerçevesinde yapılmış tahrifatı/sahtekarlığı ortaya koyuyor.
Şurada bir uyarıda bulunayım: Konu çerçevesinde olan, yazıma yönelik her türlü eleştiriye açığım; gelen yorumları hem yayınlayacağım hem cevaplayacağım.
Ama konu çerçevesinin dışında olan, özellikle konuyu sulandırma, bulandırma, karıştırma amaçlı gelen hiç bir yorumu yayınlamayacağım, cevaplamayacağım. Haberiniz olsun

* * *

Yorum-8: 24 Êlule 2016 Şeme 22:27

ek yorum                                              Mesut Keskin

Madem ki söz konusu şemayı benim değil, sayın Prof. Dr. Gippert değiştirmiş, yeni şemada Zazaca ile Kürtçeyi eski şemaya göre (vay efendim) niye değiştirdiğini lütfen onunla halledin. Şema yenilenmeseydi, eski şeklini de alırdım, öyle sorunum yok. Gippert "Zazacı" da "Kürtçü" de, "tahrifatçı" da olmadığına göre, bu yazının burada durması artık gereği kalmamıştır. Ben güncel olan şemayı aldım, üzerine oynamak ve sahtekarlık yapmak gibi bir lükse ve terbiyesizliğe sahip değilim. Şemaya olan itirazınızı da oa yöneltmelisiniz.

__________________
Mesut Keskin,
Söz konusu şemayı sen değil de Gippert değiştirmiş dememişim. Aksine, bütün bunların birinci derecede sorumlusu sensin.
Meseleyi karıştırmanın, bulandırmanın, sulandırmanın bir yararı yok sana! Bizi mahkemeye vereceğinden nerelere geldin… Biraz dürüst ol ve yaptığın tahrifatı mertçe savun bari.
Gippert'e atfedilen ve "Zazacanın tarihsel gelişimi" başlığıyla Türkçeye çevrilen konuşmasında "Bu dile yönelmeme burada hazır bulunan BAZI ARKADAŞLAR neden oldu, bu vesile ile kendilerine yürekten teşekkür etmek istiyorum. (…) KENDİLERİYLE BİRLİKTE yaklaşık BİR YILDIR bu dilin gramerini irdelemeye çalışıyoruz." diyor.
Gippert, Zazakî'ye yabancı olduğundan, konuşmasında, son derece ihtiyatlı bir üslup kullanıyor, kesin bir şey söylemiyor. Daha sonra da, Gippert'in, "işte, ben 1996'da şöyle düşünmüştüm, bu şemayı bu görüş doğrultusunda hazırlamıştım o zaman, ama, 2000 yılında fikrimi değiştirdim, böyle düşünüyorum şimdi ve buna göre bu şemayı hazırladım" gibi bir makalesine, açıklamasına, beyanatına, notuna rastlamıyoruz. Verilen linkte de buna işaret eden küçücük bir not bile YOK!
Asmên, kalkıp hala "asmên"den konuşarak "Şemaya olan itirazınızı da ona yöneltmelisiniz" diyorsun.
Benim yazımın konusu itiraz falan değil ki, yapılan tahrifata/sahtekarlığa işaret etmektir, göstermektir yazımın konusu.
İtirazı, sen yapmalısın Asmên!
Eğer bütün bunlar senin eserin değilse, kendin gidip "Hocam, danışmanım, profesörüm, bilim adamım, Sayın Gippert, 1996'da böyle dedin, 2000'de şöyle dedin. Zazaca üzerine çalışmadın, yazmadın, etmedin, eylemedin, açıklamadın… ama şema üstüne şema yayımladın. Nedir bu? Ne biçim profesörsün sen" diye, kendin İTİRAZ etmelisin Asmên.
Şemayı kitabında yayımlayan sensin. Şemayı esas alarak "Zazaca Kürtçe değildir, Zazalar Kürt değildir" propagandasını yapan sensin.
Şahsen benim bu konuda hiçbir sıkıntım yoktur. Kesin olarak en az bin yıldır atalarım kendilerine KIRD diyor, konuştuğumuz dile KIRDÎ diyoruz ve bu süreç güçlü bir şekilde devam ediyor. Milliyet değiştirmiş değilim ben. Dolayısıyla son derece rahatım ve sakinim.
Ama okuyan/yazan biri olarak, fark ettiğim, zihnime çarpan çelişkili bir durumu çekinmeden sabit kanıtlarıyla yazıyorum. Kimileri fısıltıyla dedikodu yapıyor, ben kamuoyu önünde edep/terbiye çerçevesinde tartışmaktan yanayım. Faaliyetlerim son derece açık, göz önündedir.
Neyse, "Sizi mahkemeye vereceğim" dedin, geri adım atma. Adam gibi davanı aç. Tutarsız yorumlarınla, çelişkilerinle, çatpıtmalarınla, palavralarınlarınla, yalanlarınla uğraştırma. Git işine!...

* * *

Yorum-9: 24 Êlule 2016 Şeme 23:35

Pozitif bilimlerdeki değişim                          Memedê Keyê Huseyni

Roşan bey merhabalar.
Pozitif bilimlerde bir değişim ve dönüiüm her zaman var vardır ve bu bilimin doğası gereğidir. Tarihi her bir kazının yeni bilginin eski bilgileri tamamen yenilediğini bunun en büyük kanıtıdır.
Dilbilim konusunda da aynı durum söz konusudur. Bir bilim adamı belirli bir dönemde yaptığı bir çalışmayı sonra revize edebilir ve yenileyebilir, bu gayet normal ve doğal bir süreçtir. Avrupadaki dilbilimsel çalışmaları takip eden biri olarak bunu birçok örneğine zaman zaman rastlıyoruz.
Şimdi asıl konuya gelmek gerekirse, yazınızda bahsettiğiniz iki tablo da doğrudur, ikisi de jost gippert tarafından hazırlanan tablolardır. Gippert son dönemdeki dilbilimsel çalışmalardan sonra dil şemasında bir düzenlemeye gitmiş ve bunu yapmış, mesele sadece bu. Ama siz burada Mesut Keskin ikinci tabloyu kendisi hazırladı, ilkini tahrif etti demek de bilimin doğasına ve sürecine aykırıdır. Kaldı ki siz yapılan son yorumlara yazdığınız cevapta "ister Keskin ister Gippert tahrif etsin" gibi bir cümle de kurmuşsunuz. Bir insan kendisine ait bir bilgiyi güncellediği zaman bunu adı neden tahrifat oluyor ki? Bilim dünyasında bu bilgi güncellemelerinin yüzlerce örneği vardır, şimdi bunların hepsi kendi kaynaklarını tahrif etmiş mi oluyor? Bu ne bilimde, ne de akademide yeri olan bir düşünce değildir. Kaldı ki akademi ve bilimde durağanlıktır esas sorun.
Sayın Lezgin
Ortada bir tahrifat falan yok. Sizin de Zazaca ile ilgili çalışmalar yapan her kesime karşı mütevazi ve hoşgörülü olmanız gerekir. Sırf fikir ayrılığınız var diye bu kadar katı ve keskin bir bir şekilde mevzi almanız size de zarar veriyor. Çünkü Zazaki okuyucuları hangi fikirde olursa olsun tüm Zazaki yayınların değerli olduğunu düşünüyorlar. Burada bu meselenin içinde olan insanların da aynı bakış açısına sahip olmaları gerekiyor.
----------------------------------------
Yıllar önce Edgar Allan Poe'nun bir öyküsünü okumuştum. Aşırı kurnazlığın, aslında aptallığın bir versiyonu olduğu temasını işliyordu…
İnsanın, muhatabını, karşısındakini, eğer yazıyorsa, okurunu, her zaman kendinden daha zeki kabul etmesi gerektiğine inanıyorum.
"Veroz Huseyn" mi, "Mehmedê Keyê Huseyni" mi, artık her kim isen, sen de, ve milliyet değiştiren, kendini bilim adamı sanan, gökyüzünde dolaşan artık kimler varsa, milleti aptal yerine koymaktan vazgeçin artık. Adam gibi, biz "milliyet değiştirdik" deyin, bitti! Gizli faaliyetlerle, tahrifatlarla, sahtekarlıkla, yalanla bir yere varılmaz!
İkincisi; değişimin, dönüşümün olduğunu, buna bağlı olarak pozitif bilimlerde tespitlerin, teorilerin de değişebileceğini çocuklar da bilir.
Diyelim ki siz bir akademisyensiniz, profesörsünüz. Veya dilbilimiyle uğraşan bir araştırmacısınız. Ve İrani diller konusunda bir şema hazırladınız. Bunu, 2000 yılında, bir dergide yayımlıyorsunuz. Ama bir süre sonra fikriniz değişiyor. Yeni bir şema hazırlıyorsunuz. Her iki şema arasında çok önemli değişikler vardır. İkinci şemanızı da yayımlıyorsunuz. Ama hiçbir açıklama yapmıyorsunuz, ikinci şemanızla ilgili küçücük bir notunuz bile yok. Size bunu e-mail ile soruyorlar, "konuyu anlamadım" falan diyorsunuz.
Bu, ne biçim profesörlüktür? Böyle profesörlük mü olur? Şemalarınızda bu kadar önemli değişiklikler var, ama bir gerekçe sunmuyorsunuz. Bir başkası senin bu şemalarını nasıl kullanır, nasıl kuşku duymaz?
Bir de, bu değişiklikler nasıl olur da, yazarın görüşlerine, iddialarına uygun olarak değişir? Bu da önemli bir sorudur.
İfade özgürlüğüne, açık tartışmaya değer verdiğimden, gelen yorumlarda, küfür ve terbiyesizlik, edepsizlik yoksa eğer, eksiksiz bir şekilde yayımladığımı biliyorsunuz. Ama senin yorumun sulandırma, karıştırma, alavere dalavereye getirmeye yöneliktir.
Kimseyi aptal yerine koymaya kalkışmayın, yeter! Başka işlerlerle uğraşın artık...

* * *

Yorum-10: 25 Êlule 2016 Yewşeme 11:39

Dünyada                                                                          Dünyada

Dünyada dilbilimci olarak sadece Gippert yok, başka dilbilimciler de var. Hiçbiri Kürtçenin Güneybatı İrani diller grubunda olduğunu iddia etmez. Aksine Kuzeybatı İrani diller grubunda olduğunu kabul ederler. Hal böyleyken, Mesut'un Gippert'in yanlış şemasını meşrulatırmaya çalışması kasıtlıdır. Kurmanci ve Kirmanckiyi ayrı diller göstermeye matuftur. Mesut'un çabalarının kasıtlı olduğunu, bilimsel bir kaygıya dayanmadığını ebleh olmayan herkes anlar. Mesut, Gippert'in yanlış şemasını sadece hesabına geldiği gibi kullanmaya çalışmaktadır. Hepsi bu. Okuyucu olarak bizim ne Gippert'e ne de Mesut'a inanmamız için hiçbir neden yok.
Bu sitede şemalar yayımlanmıştır. Üstelik bunlar Mesut'tan aktarılmıştır. Yanlışı kim yaptıysa onun düzeltmesi gerekir. Mesutsa Mesut, Gippertse Gippert. Roşan zaten bu şemaları okuyucuya sunmakla gerekeni yapmıştır.
Mesut dürüst davranmıyor. Kürtçe Kuzeybatı grubundadır diyor ama kitabına koyduğu şema ortada. Şemayı görmek için bakmak yeter. Her bakan göz, orada Kürtçenin Farsça ile birlikte Güneybatı grubuna dahil edildiğini görebilir. Şemadaki kutucuklar, çizgiler, bağlantılar net! Kendisi başka şey söylüyor, şema ve kitabı başka şey söylüyor. Kürtçenin Kuzeybatı grubunda olduğunu bile bile, yanlış olduğunu bildiği şemayı kitabına koyarak yaygınlaştırıyor. Bu bilime uygun bir tutum olabilir mi?
Mesut her defasında başka şey söylüyor. Mahkemeye başvuracaktı, son yazım diyordu, son notum diyordu vs. Hiçbir sözünde durmaz. Şimdi de "bu yazının burada durması artık gereği kalmamıştır" diyor. Gereğinin kalıp kalmadığına yazının sahibi karar verir. Dilimiz hakkında yanlış şeyler yazıldığı sürece eleştirilerin sürmesi, sahtekarlıkların deşifre edilmesi, okuyucunun doğru biçimde bilgilendirilmesi gerekir.

* * *

Yorum-10: 02 Oktobre 2016 Yewşeme 11:51
Ali                               Ali Veli
Yanî J. Gîppert kam o? Hema zazakî nêzano ameyo kalikê zazakî tesbît kerdo. Zanyarî çimanê ma ser la wa her kes heddê xo bizano...
Dê hewî wa yew no profî ra biperso: Gelo to na xebata xo de gramer zî nayo çiman ver. Gramerê kirdkî û kurmancî? Nîyo ne gramer ti qalkerdişî de zî çin ê? Bi çend çekuyanê îzoleyan kalikê kirdkî tespît kerdo? Ti vanî qey zazakî bînc a!

 

Na xebere 2667 rey wanîyaya
ŞÎROVEYÎ
Ali
Ali Veli
Yanî J. Gîppert kam o? Hema zazakî nêzano ameyo kalikê zazakî tesbît kerdo. Zanyarî çimanê ma ser la wa her kes heddê xo bizano...
Dê hewî wa yew no profî ra biperso: Gelo to na xebata xo de gramer zî nayo çiman ver. Gramerê kirdkî û kurmancî? Nîyo ne gramer ti qalkerdişî de zî çin ê? Bi çend çekuyanê îzoleyan kalikê kirdkî tespît kerdo? Ti vanî qey zazakî bînc a!
02 Oktobre 2016 Yewşeme 11:51
Dünyada
Dünyada
Dünyada dilbilimci olarak sadece Gippert yok, başka dilbilimciler de var. Hiçbiri Kürtçenin Güneybatı İrani diller grubunda olduğunu iddia etmez. Aksine Kuzeybatı İrani diller grubunda olduğunu kabul ederler. Hal böyleyken, Mesut'un Gippert'in yanlış şemasını meşrulatırmaya çalışması kasıtlıdır. Kurmanci ve Kirmanckiyi ayrı diller göstermeye matuftur. Mesut'un çabalarının kasıtlı olduğunu, bilimsel bir kaygıya dayanmadığını ebleh olmayan herkes anlar. Mesut, Gippert'in yanlış şemasını sadece hesabına geldiği gibi kullanmaya çalışmaktadır. Hepsi bu. Okuyucu olarak bizim ne Gippert'e ne de Mesut'a inanmamız için hiçbir neden yok.
Bu sitede şemalar yayımlanmıştır. Üstelik bunlar Mesut'tan aktarılmıştır. Yanlışı kim yaptıysa onun düzeltmesi gerekir. Mesutsa Mesut, Gippertse Gippert. Roşan zaten bu şemaları okuyucuya sunmakla gerekeni yapmıştır.
Mesut dürüst davranmıyor. Kürtçe Kuzeybatı grubundadır diyor ama kitabına koyduğu şema ortada. Şemayı görmek için bakmak yeter. Her bakan göz, orada Kürtçenin Farsça ile birlikte Güneybatı grubuna dahil edildiğini görebilir. Şemadaki kutucuklar, çizgiler, bağlantılar net! Kendisi başka şey söylüyor, şema ve kitabı başka şey söylüyor. Kürtçenin Kuzeybatı grubunda olduğunu bile bile, yanlış olduğunu bildiği şemayı kitabına koyarak yaygınlaştırıyor. Bu bilime uygun bir tutum olabilir mi?
Mesut her defasında başka şey söylüyor. Mahkemeye başvuracaktı, son yazım diyordu, son notum diyordu vs. Hiçbir sözünde durmaz. Şimdi de "bu yazının burada durması artık gereği kalmamıştır" diyor. Gereğinin kalıp kalmadığına yazının sahibi karar verir. Dilimiz hakkında yanlış şeyler yazıldığı sürece eleştirilerin sürmesi, sahtekarlıkların deşifre edilmesi, okuyucunun doğru biçimde bilgilendirilmesi gerekir.
25 Êlule 2016 Yewşeme 11:39
Pozitif bilimlerdeki değişim
Memedê Keyê Huseyni
Roşan bey merhabalar.
Pozitif bilimlerde bir değişim ve dönüiüm her zaman var vardır ve bu bilimin doğası gereğidir. Tarihi her bir kazının yeni bilginin eski bilgileri tamamen yenilediğini bunun en büyük kanıtıdır.
Dilbilim konusunda da aynı durum söz konusudur. Bir bilim adamı belirli bir dönemde yaptığı bir çalışmayı sonra revize edebilir ve yenileyebilir, bu gayet normal ve doğal bir süreçtir. Avrupadaki dilbilimsel çalışmaları takip eden biri olarak bunu birçok örneğine zaman zaman rastlıyoruz.
Şimdi asıl konuya gelmek gerekirse, yazınızda bahsettiğiniz iki tablo da doğrudur, ikisi de jost gippert tarafından hazırlanan tablolardır. Gippert son dönemdeki dilbilimsel çalışmalardan sonra dil şemasında bir düzenlemeye gitmiş ve bunu yapmış, mesele sadece bu. Ama siz burada Mesut Keskin ikinci tabloyu kendisi hazırladı, ilkini tahrif etti demek de bilimin doğasına ve sürecine aykırıdır. Kaldı ki siz yapılan son yorumlara yazdığınız cevapta "ister Keskin ister Gippert tahrif etsin" gibi bir cümle de kurmuşsunuz. Bir insan kendisine ait bir bilgiyi güncellediği zaman bunu adı neden tahrifat oluyor ki? Bilim dünyasında bu bilgi güncellemelerinin yüzlerce örneği vardır, şimdi bunların hepsi kendi kaynaklarını tahrif etmiş mi oluyor? Bu ne bilimde, ne de akademide yeri olan bir düşünce değildir. Kaldı ki akademi ve bilimde durağanlıktır esas sorun.
Sayın Lezgin
Ortada bir tahrifat falan yok. Sizin de Zazaca ile ilgili çalışmalar yapan her kesime karşı mütevazi ve hoşgörülü olmanız gerekir. Sırf fikir ayrılığınız var diye bu kadar katı ve keskin bir bir şekilde mevzi almanız size de zarar veriyor. Çünkü Zazaki okuyucuları hangi fikirde olursa olsun tüm Zazaki yayınların değerli olduğunu düşünüyorlar. Burada bu meselenin içinde olan insanların da aynı bakış açısına sahip olmaları gerekiyor.
----------------------------------------
Yıllar önce Edgar Allan Poe'nun bir öyküsünü okumuştum. Aşırı kurnazlığın, aslında aptallığın bir versiyonu olduğu temasını işliyordu…
İnsanın, muhatabını, karşısındakini, eğer yazıyorsa, okurunu, her zaman kendinden daha zeki kabul etmesi gerektiğine inanıyorum.
"Veroz Huseyn" mi, "Mehmedê Keyê Huseyni" mi, artık her kim isen, sen de, ve milliyet değiştiren, kendini bilim adamı sanan, gökyüzünde dolaşan artık kimler varsa, milleti aptal yerine koymaktan vazgeçin artık. Adam gibi, biz "milliyet değiştirdik" deyin, bitti! Gizli faaliyetlerle, tahrifatlarla, sahtekarlıkla, yalanla bir yere varılmaz!
İkincisi; değişimin, dönüşümün olduğunu, buna bağlı olarak pozitif bilimlerde tespitlerin, teorilerin de değişebileceğini çocuklar da bilir.
Diyelim ki siz bir akademisyensiniz, profesörsünüz. Veya dilbilimiyle uğraşan bir araştırmacısınız. Ve İrani diller konusunda bir şema hazırladınız. Bunu, 2000 yılında, bir dergide yayımlıyorsunuz. Ama bir süre sonra fikriniz değişiyor. Yeni bir şema hazırlıyorsunuz. Her iki şema arasında çok önemli değişikler vardır. İkinci şemanızı da yayımlıyorsunuz. Ama hiçbir açıklama yapmıyorsunuz, ikinci şemanızla ilgili küçücük bir notunuz bile yok. Size bunu e-mail ile soruyorlar, "konuyu anlamadım" falan diyorsunuz.
Bu, ne biçim profesörlüktür? Böyle profesörlük mü olur? Şemalarınızda bu kadar önemli değişiklikler var, ama bir gerekçe sunmuyorsunuz. Bir başkası senin bu şemalarını nasıl kullanır, nasıl kuşku duymaz?
Bir de, bu değişiklikler nasıl olur da, yazarın görüşlerine, iddialarına uygun olarak değişir? Bu da önemli bir sorudur.
İfade özgürlüğüne, açık tartışmaya değer verdiğimden, gelen yorumlarda, küfür ve terbiyesizlik, edepsizlik yoksa eğer, eksiksiz bir şekilde yayımladığımı biliyorsunuz. Ama senin yorumun sulandırma, karıştırma, alavere dalavereye getirmeye yöneliktir.
Kimseyi aptal yerine koymaya kalkışmayın, yeter! Başka işlerlerle uğraşın artık...
24 Êlule 2016 Şeme 23:35