zazaki.net
20 Oktobre 2017 Îne
Girdîya Karakteran : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
16 Kanûne 2010 Panşeme 17:07

Diyarbekir Devlet Hastanesi’nin Kapatılmak İstenmesi Protesto Edildi

Haber: Zazakî.Net

Diyarbekir Devlet Hastanesi’nin kapatılmak istenmesi, Diyarbekir Sivil Toplum Kurumları tarafından bir basın açıklamasıyla protesto edildi.

Ağırlıklı Diyarbekir Devlet Hastanesi çalışanları ve doktorlardan oluşan kitle 16.12.2010, Saat 12.30’da hastane önünden Dağkapı Meydanı’na kadar sloganlarla yürüdü.       

Diyarbekir Tabib Odası ve Sağlık Emekçileri Sendikası Diyarbekir Şubesi başta olmak üzere Diyarbekir’de faaliyet yürüten 165 Sivil Toplum Kurumu’nun imzaladığı basın açıklaması Diyarbekir Tabib Odası başkanı Dr. Şemsettin Koç tarafından okundu.

Basın açıklaması okunduktan sonra, bir süre oturma eylemi yapan kitle, olaysız bir şekilde dağıldı. 

 

Basın açıklamasını olduğu gibi aşağıda sunuyoruz:

“İlimizde, son 5 yıldır yerel dinamiklere danışılmadan, görüşleri alınmadan, tepeden inme sağlık politikaları uygulamaya geçirilmek isteniyor. Kişi başına düşen yatak sayısı, hekim sayısı, yardımcı sağlık personeli sayısı açısından Türkiye’nin en geri illeri arasında olmasına rağmen, var olan hastaneler de kapatılmak istenmektedir. Diyarbakır merkezde son 5 yılda 350 yataklı eski Çocuk Hastanesi, 141 yataklı Göğüs Hastanesi, 120 yataklı eski Kadın Doğum Hastanesi kapatılmış ve 625 yataklı Devlet Hastanesi 300 yatağı düşürülerek, toplam 936 yatak sayısı azaltılmıştır. Buna karşılık 537 yataklı Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve 320 yataklı Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi (857 yatak) yapılmıştır. İl nüfusunun artmış olmasına rağmen yatak sayısının giderek azalmış olması düşündürücüdür.

Diyarbakır Devlet Hastanesi 625 yatak kapasitesi ile bir milyonun üzerinde nüfusa hizmet vermekte olup ayrıca Bölge Hastanesi konumundadır. Devlet Hastanesi’ni, bölgeye daha iyi hizmet verme konumuna getirmek için son 3-4 yılda 15 milyon TL civarında para harcandı. Ameliyathanede var olan 5 ameliyat bölümü sayısı 12’ye çıkarılarak daha da modern hale getirildi. Klinik odalarındaki yatak sayısının azaltılması hariç binanın dış ve içyapısında, acil serviste, tıbbi donanımda anlamlı değişiklikler yapıldı. Bazı eksiklikleri olmasına rağmen hastane, hastaların güven duyduğu bir cazibe merkezi haline getirildi.

İMF ve Dünya Bankasının politikalarının uygulanması ile hasta ve insan temelli anlayışın yerini kar etme anlayışı almıştır. Bunun pratiğini şehir merkezinde açlık sınırının altında yaşayan ve yeşil kart oranının % 40 civarında olduğu Dağkapı bölgesindeki Devlet Hastanesi’nin EAH ile birleştirilmesini (Kapatılması?) görmekteyiz. Ekonomik ve sosyal olarak kötü konumda olan insanlar, sağlığa ulaşımda da mağdur edilmek istenmektedir.

Gelecekte bu bölgede yeni bir hastanenin yapılacağı ifade edilmektedir. Bu, Devlet Hastanesi’nin yıkılacağı anlamına geliyor. Bölgede faal bir hastane varken ve son 3-4 yıl içinde 15 milyon TL civarı para harcanmışken bu söylem ne kadar gerçekçidir, anlamakta zorlanıyoruz.

Birinci ve 2. basamak sağlık merkezlerinde yapılamayan hizmetlere alternatif olması gereken, amacı iyi hekim yetiştirmek ve araştırmak olan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin Devlet Hastanesi’ne dönüştürülmesini gerekçesini anlayamıyoruz.

Diyarbakır Devlet Hastanesi 09.11.2010 tarihinde resmen yok edilip EAH ile birleştirildi. Gönderilen birleştirme gerekçelerinden birinde; “Diyarbakır Devlet Hastanesi’nin hizmet verdiği binalar eski olup güçlendirme maliyeti yüksek ve nitelikli hastane tanımlamasına uygun değildir” denilmektedir.

Eğer bina güçlendirmeye ihtiyaç duyuyorsa bu durum yeni mi fark edildi. Tadilat için, 15 milyon TL harcanırken, harcanan paranın boşa gideceğinin öngörüsü yok muydu? Oysa İnşaat Mühendisleri Odası’ndan alınan bilirkişi raporu sağlık için yapılan binaların 50-99 yıl olması gerektiğini öngörüyor.

Yönetenlere Sesleniyoruz

Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile birleştirilmeden önce hastalardan alınan 8 TL yerine 12 TL ödeterek aç olan insanları daha da mağdur etmeyecek misiniz?

Devlet Hastanesi’nde bir hastanın devlete maliyeti 27 TL (Dahiliye) iken, Eğitim Ve Araştırma Hastanesine dönüştürdükten sonra devlete maliyetini 44 TL’ ye çıkararak bütçeye, dolayısıyla halka zarar vermeyecek misiniz?

Devlet Hastanesi’nin Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne bağlandığı ve 2. basamak hastane hizmetinden mahrum edildiği başka bir il var mıdır?

EAH’nin açılmasını ve Ortadoğu’ya hizmet verebilecek konuma gelmesini beklerken Devlet Hastanesi’ne dönüştürülmesi ile ne hedefleniyor?

Hastaların mağduriyetini, sırf EAH karlı konuma gelsin diye mi kabulleneceğiz? Dağkapı bölgesindeki hastaların rahatça ulaşabildiği aktif çalışan bir sağlık merkezi sırf birileri kendini kanıtlayacak diye, kurban mı edilecektir?

Kapatma durumunda EAH’ye gidecek bir hastanın refakatçisi ile birlikte masrafı ortalama 40-45 TL olacaktır. Aynı günde işlemlerin bitmesinin mümkün olmadığı düşünüldüğünde bu masraf daha da artacaktır. Buna vatandaşın gücü yetecek mi?

Acil hastalarda dakikalar önemliyken 13 km’lik mesafede yaşanabilecek mağduriyetlerin hesabını kim verecek?

Bizler bölgede kişi başına düşen yatak sayısının daha da arttırılmasını, ekonomik geri kalmışlıktan dolayı bölgeye pozitif ayrımcılık yapılması gerektiğine inanıyoruz. Sağlığın ücretsiz, herkese eşit, ulaşılabilir ve nitelikli olmasını talep ediyor ve savunuyoruz. Her ilçeye nüfusuna göre bir kamu hastanesi açılmasının daha doğru ve gerçekçi olacağına inanıyoruz. Özellikle bölgenin sosyo-ekonomik durumu göz önüne alındığında bunun daha da anlamlı olacağına inanıyoruz. Diyarbakır’ın ekonomik olarak en geri ve açlık sınırının altında yaşayanların en yoğun yaşadığı bölge konumunda olan insanların merkezden uzak alanlara yönlendirilmek istenmesi bizleri kaygılandırıyor. Alınan birleştirme kararından vazgeçilmesini ve hastanenin başhekimlik statüsünün yeniden tahsis edilmesini talep ediyoruz.”

 

 

 

 

Foto: Roşan Lezgîn

Na xebere 2507 rey wanîyaya
No nuşte hema şîrove nêbîyo.