zazaki.net
16 Tebaxe 2017 Çarşeme
Girdîya Karakteran : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
14 Temmuze 2012 Şeme 08:09

Bir Daha Kırmancca (Zazaca) Kürtçe mi Değil mi Tartışması Üzerine

Munzur Çem

Bilindiği gibi YÖK’ün görüş istemesi üzerine Artuklu Üniversitesi Yaşayayan Diller Enstitüsü, Kırmancca (Zazaca)’nın Kürt dilinin bir lehçesi olduğu yönündeki görüşünü bir süre önce bu kuruma iletti.

Bu bilgilerin açığa çıkmasından sonra, kimi “Zazacı” çevreler, ale-acele “Zazaca ayrı bir dildir” yönünde açıklamalarda bulunarak kamuoyunu ve elbet bu arada konuyla ilgilenmekte olan kurumları etkileme yönünde çaba içerisine girmeye başladılar. Söz konusu kesimler bunu yaparken de her zamanki gibi keyfi belirlemelerde bulunmaktan, bilimsellikle ilgisi olmayan şeyleri “bilimsel” nitelemsiyle lanse etmeye çalışmaktan geri kalmadılar. Bunlara ait açıklamalarda, “Zazacanın Kürtçesnin lehçesi olmadığı bilimsel olarak kanıtlanmıştır,” vurgusunun sıkça tekrarlanması dikkat çekicidir.

Kurmanccayı bilmeyen, Kırmancca (Zazaca) bilgileri ise bir kaç cümleyi bile doğru-dürüst yazamıyacak düzeyde olanların da aralarında bulunduğu bu kesimlerin, böylesine bir “bilmisel saptamayı” neye dayanarak yaptıklarını bilmiyoruz. Ancak gerçeklerin, onların bu tesbitleriyle uyumlu olmadığı da göz önündedir. Neden böyle; bunu kısaca açıklamya çalışayım:

1. Her şeyden önce lehçe/dil tasnifinde, dil biliminin ortaya koyduğu çerçevesi belli, kesin kurallar mevcut değil. Dolayısıyla da bu konuda “bilimsel kanıtlanmışlık”tan söz etmenin kendisi bilimselliğe ters düşer. Bu konuda olsa olsa farklı görüşlerden bahsedilebilir. Nitekim bu çevrelerin, işlerine geldiği için adlarını verdikleri yabancı araştırmacıların hiç birisi, bu işi “bilimsel olarak kanıtladığını” iddia etmiyor. Bunlar tezlerini “Benim görüşüm bu yöndedir” şeklinde sunuyor ve karşı tezi ya da tezleri asla reddetmiyorlar.

Konuya ilişkin olarak ileri sürülen “kanıtlardan” biri anlama ile ilgilidir. Bu teze göre, iki kişi yan yana geldiğinde birbirlerini anlıyabiliyorlarsa, konuştukları aynı, değilse ayrı dillerdir.

Kuşkusuz yalnız başına bu “ölçü” lehçe dil ayırımını ortaya koymak için yeterli değil. İsveççe-Norveççe örneğinin de gösterdiği gibi, bazen konuşanları birbirlerini çok rahatça anlamalarına rağmen, konuştukları diller aynı sayılmıyor. Kimi durumlarda ise konuşanları birbirlerini anlamadıkları halde, konuştukları dil aynı kabul ediliyor. Örneğin, Pekin Çincesi ile Şanghay Çincesini konuşanlar, birbirlerini hiç anlamamalarına ragmmen, her iki kesimin konuştukları da Çince olarak kabul ediliyor. Irak Arapları ile Mısır veya Tunus Arapları da birbirlerini anlamıyorlar ama kimse onların konuştukları dil için “ayrı dilldirler” iddiasında bulunmuyor. Farklı ülkelerde konuşulan Türkçeler bakımından da yine durum farklı sayılmaz.

2. Bahsini ettiğimiz çevreler, Kırmanccanın (Zazacanın) Kürtçenin lehçesi olmadığı yönünde görüş belirtenlerin adlarını peş peşe sıralarken, tersi görüşte olan, yani Kırmanccayı (Zazaca) Kürt dilinin lehçesi olarak kabul eden çevrelerden bir tek cümle ile olsun bahsetmezler. Tartışmalı bir konuda, bir görüşü esas alıp karşıtını görmezlikten gelmek, bu çevrelerin “bilim” ve “bilimsellik” kavramlarını nasıl tersyüz ederek kullandıklarını ortaya koyan ilginç bir örnektir. İlk Zazaca tekstlerin sahibi araştırmacı Peter Lerch, Kürtçeyi mükmemmel bilmek ve incelemekle tanınan Soanne, Leningrad/Petersbug ve Sorbone gibi ünisversitelerin çalışmaları, onlarca ünlü kürdoloğun araştırma ve incelemeleri, Arap, İran, Avrupa ve Osmanlı arşivleri, Oskar Mann ve Karlı Hadank adındaki iki alman araştırmacının söylediklerini dillerinden düşürmeyen çevrelerin, akıllarına gelmez.

4. Kurmanccayı (Zazaca) Kürt dilinin lehçesi olarak kabul eden görüş, her hangi bir politik kararla ortaya çıkmış yani birileri tarafından empoze edilmiş değildir. Bu, ötedenberi bu lehçeyi konuşan halkın kendisi tarafından benimsenen bir nitelendirmedir. Son 20-25 yılda ortaya çıkan dar bir kesim bir yana, Kırmancların (Zazalar), tarihte kendilerini Kürt, dillerini ise Kürtçe dışında her hangi bir adla adlandırdıklarına ilişkin her hangi bir belirtiye rastlıyamıyoruz.

5. Aynı çevreler tarafından sık sık ileri sürülen, “Zazacanın lehçe olduğunu ileri sürenler, onun asimile edilmesini istiyorlar,” görüşü ise politik amaçlarla ortaya atılan kasıtlı, keyfi bir belirlemedir. Bizzat bu lehçeyi konuşan halkımız, asimile olsun diye mi yüz yıllarca kendi dilini Kürt dili içerisinde, onun bir parçası olarak gördü? Kürt dilinin lehçelerini sayarken Zazacaya ilk sırada yer veren Evliya Çelebi’nin, onu asimile etmek gibi bir amacı mı vardı?

Vate dergisinin, bu güne kadar 38 sayısı çıktı. Vate Çalışma Grubu, 15 yıldan fazladır Kırmanccanın (Zazacanın) standartlaşırılması yönünde sistemli bir çalışma yürütüyor ki tarihimizde bir ilktir bu. Bu grup, bu güne kadar on bine yakın terime ek olarak Kırmanccanın imlasını da standart bir yapıya kavuşturdu. Vate yayınları şu ana kadar 40’tan fazla Kırmancca kitap yayınlamış bulunmaktdır. Diyarbekir’de “Newepel” adında 15 günlük bir gazete ile “Şewçila” adında periyodik bir dergi çıkartılıyor. Kürt televizyonlarında Kırmancca ile yapılan programlar bir haylidir. Aynı konuda düzenlenen dil kursları, seminerler, konferanslar vs. her gün biraz daha yaygınlaşıyor. Kırmanccayı, Kürt dilinin lehçesi olarak kabul eden kesimlerce yürütülen bütün bu çalışmalar, bu lehçenin asimile edilmesine mi hizmet ediyor?

Açıktır ki bir halk ya da onun bir kesimi tarafından konuşulan bir dilin, dil ya da lehçe olmasının asimilasyonla doğrudan bağlantısı yok. Bu konuda esas olan, politik iktidarın tutumu, onun demokratik davranıp davranmadığıdır. Demokratik olmayan ve asimilasyonu amaç edinmiş bir iktidar, lehçe ve dil farkına bakmaksızın bu yöndeki özlemlerini hayata geçirmeye çalışır. Türk sömürgecilerinin yaptıkları bunun en açık örneği degil mi? Tersine asimilasyoncu olmayan bir politik iktidar, diller gibi farklı lehçelere karşı da demokratik ve eşitlikçi bir tutum içerisinde olabilir.

Sonuç olarak Artuklu Üniversitesi Yaşayan Diller Enstitüsü “Kirmancca (Zazaca) Kürtçenin lehçesidir” diye görüş iletirken doğru olanı yapmıştır. Enstitü, bu işi yapmakla, en başta da bizzat bu lehçeyi konuşan halkımızın, yüz yılları kapsayan nitelendirmesine ve hislerine uygun bir davranış göstermiş olmaktadır.

Na xebere 10195 rey wanîyaya
ŞÎROVEYÎ
cbd
abc
Biz dersimli zazalar kendimize kirmanc konuştuğumuz dile kirmanci deriz.Kurmanclar kurtte kirmanclar değil mi? Düğünlerde oynanan oyun lar bile ayni
24 Oktobre 2014 Îne 04:39
çermug
dımli
biz hiçbir zaman ne kendimize kırmanc dedik ne de zaza. her dil gibi kendimize dediğimiz isim DIMLİ dir. kendi aramızda zaza ve kırmanc demeyiz. bu takma başkalarının bizlere taktığı addır. aslında bu takma adları da pek sevmeyiz.
14 Oktobre 2012 Yewşeme 14:16
Çewlîg
Çewlîg
Nê... nê... Ena mesela ser indêk hêrsbîyayîş hol nîyo... Raverdên wa şar zê xo bifikiryo.... Pê zor destî u bindêstî ena mesela safî nêbena. Wa heme kes fikirê xu eşkera yew qeydi bîyaro ziwan...
24 Temmuze 2012 Sêşeme 08:51