Yaşayan Azizler: Roşan Lezgîn

Yaşayan Azizler: Roşan Lezgîn
Muhammed Gülsarı

Roşan Lezgîn, 1964 yılında Diyarbekir’in Lice ilçesine bağlı Dingilhewa köyünde Zazakî konuşan köylü bir Kürt ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Henüz altı yaşındayken köyünden ayrıldı. İlkokula Antep’in Oğuzeli ilçesine bağlı Büyükkaracaören köyünde başladı. 1975 yılından itibaren yaşamını Diyarbekir merkezde sürdürüyor.

Hayatın ağır şartları, eğitim yolunun daha çocukluk yıllarında kesilmesine neden oldu. Fakat okuldan uzak kalmak, öğrenmekten vazgeçmek anlamına gelmedi onun için. Kitaplara sığındı; kendi imkânlarıyla okuyarak, araştırarak ve kendisini yetiştirerek eğitimini kendi elleriyle sürdürdü. Bu özelliğiyle Kürt aydınları içerisinde, Ahmedê Xanî’nin deyimiyle, o tam bir xudrestedir; yani kendi kendini yetiştirendir. Bu özelliğine yakışır bir şekilde, hayatı boyunca herhangi bir beşeri güce dayanmadan, kimsenin gölgesine sığınmadan, bütün entelektüel çalışmalarını kendi gücü ve imkânlarıyla sürdürdü.

Gençlik yıllarında, 1984 yılında ortaokulu dışarıdan tamamladı. Liseye devam etmek istedi ancak hayat şartlarının ağırlığı buna elvermedi. Yıllar sonra, çocuklarını büyütüp eğitimlerini tamamlamalarının ardından, ellinci yaşına bastığı gün liseye kaydoldu. Yedi yıl süren eğitim yolculuğunun sonunda hem liseyi hem de Türk Dili ve Edebiyatı bölümünde lisans eğitimini tamamladı.

Kendisini yetiştirme çabası okul ile sınırlı değildir. Yıllar içerisinde dil alanında da güçlü bir birikim oluşturdu. Kürtçenin Zazakî ve Kurmancî lehçelerini çok iyi, Soranî ve Hewramîyi ise kısmen biliyor. Türkçeye çok hâkim; Farsçası orta düzeydedir. Ezilen ulus bireyi olma farkındalığının yanısıra dillerle kurduğu bu ilişki, yazarlığının, çevirmenliğinin ve dil öğretmenliğinin temelini oluşturdu.

Yazıyla ilk buluşması 1991 yılında oldu. Birkaç kısa yazı kaleme alarak dergilere gönderdi. Ancak 1996 yılından itibaren yazmak, hayatının süreklilik kazanan kesintisiz uğraşlarından biri hâline geldi.

1997 ile 2013 yılları arasında, farklı dönemlerde Diyarbekir’de Zazakî ve Kurmancî dil kursları açarak dersler verdi. Çok sayıda insanın Kürtçeyi konuşma, anlama, okuma ve yazma becerisi kazanmasına katkı sundu. Onun için dil, yalnızca öğrenilen bir bilgi değildir; yaşayan hafıza ve asıl olarak milli kimliktir.

Birçok gazete ve dergide Zazakî, Kurmancî ve Türkçe yazılar yayımladı. Yazıları ve yürüttüğü çalışmalar nedeniyle evi defalarca basıldı. Dergilerden kitaplara, yazı taslaklarından dosyalara kadar uzanan arşivine el konuldu, geri verilmedi.

Birden fazla kez, haftalar süren ağır işkencelere maruz kaldı. Yaşadığı bu işkenceler nedeniyle sürekli tedavi görmek zorunda kaldı. Fikirleri, milletini esas alan duruşu nedeniyle örgüt ve çevrelerin baskılarıyla karşılaştı; çalışmaları engellendi. Özellikle dil çalışmalarında muhteris kişilerin mobingine uğradı, emek verdiği, yetiştirdiği kimselerin saygısızlığına uğradı. Ama yakınmadı, bütün bunlar onu yazmaktan ve dil çalışmalarından uzaklaştıramadı. Aksine, tarlada içi dolu olgunlaşmış buğday başağı misali kemale doğru ağırlaştıkça mütevazıliğin sırrına yakışır bir yaşam sürdü. Öne atlamaktan, kendini göstermekten, popülizmden uzak durdu. Sadece üretti, bütün gücüyle çalıştı.

Yıllar içerisinde, çoğunluğu edebiyat alanında olmak üzere 19 kitap, farklı dillerden çevirdiği 25 kitap olmak üzere toplam 44 kitap yayınladı. Kendi eserleri ve çevirileri önemli bir okuyucu kitlesine ulaştı; çoğu kitapları ikinci, bazıları dördüncü baskı yaptı. Çeviri kitaplarından en önemlileri Mealê Kirdî adıyla yayınladığı Zazakî Kuran meali, yine Încîlê Zazakî çevirisidir. Bu kutsal kitapların bir dile çevrilip yayınlanması o dilin yazılı anlamda çok önemli bir saygınlık kazanması demektir. Roşan Lezgîn, bu her iki kutsal metni çeviri kitap olarak yayınlamakla kalmadı, aynı zamanda kendi sesiyle stüdyoda okuyarak seslendirdi ve hem yazılı hem sesli olarak yayınladı.

Türkiye'de, İran ve Irak’ta onlarca üniversite ile çeşitli kurumlar tarafından düzenlenen sempozyum, konferans ve panellerde birçok sunum yaptı. Üniversitelerin hakemli dergilerinde makaleleri yayınlandı. Böylece yıllar boyunca yalnızca yazan ve öğreten değil, düşüncelerini farklı kürsülerde paylaşan bir aydın olarak da hafızalarda yer aldı.

2009 yılında www.zazaki.net sitesini yönetmeye başladı ve bu çalışmasını halen devam ediyor. Tarihte ilk Zazakî gazete olan Newepel’i 2011 yılında yayınlamaya başladı ve altı yıl kadar bir sürede yüz sayı yayınladı.

Roşan Lezgîn, Newepel gazetesini, o çok nazik zaman diliminde Zazakî okuma yazmayı öğrenen, daha sonra gazeteciliğe, yazarlığa, çeşitli üniversitelerde lisans ve lisansüstü eğitime başlayan onlarca kişinin yetiştiği bir okul haline getirdi. 2010’lu yıllarda, Diyarbekir’de Zazakî için yapılan ve Roşan Lezgîn’in bütün gücüyle tam merkezinde olduğu çalışmalar tarihidir. Örneğin, Newepel gazetesinin istatistiklerine baktığımızda, doğrudan gazeteye yazan kişi sayısı 60’ı kadın 252’si erkek, toplam 312’dir. Bunlardan en az 250 kişi yazarlığa ilk kez Newepel ile başladı. Daha sonra, bunlardan 60 kişiden daha fazlası bir veya daha fazla kitap yayımladı.

Mart 2011’de Zazakî Kürtçesinde edebiyat ve sanat dergisi olan Şewçila’yı yayımlamaya başladı. Şewçıla da zaman içerisinde yalnızca eserlerin yayımlandığı bir dergi olarak kalmadı; bir edebiyat okuluna dönüştü. Örneğin, Şewçila’nın 20 sayısında, 19’u kadın 91’i erkek toplam 110 kişi doğrudan dergiye yazmış. Şewçila dergisinde, 168 şiir, 151 öykü, 75 farklı edebi yazı, 9 röportaj yayınlanmış. Bu rakamlar, yazılı bir geleneği olmayan Zazakî için çok büyük gelişmelerdir. Roşan Lezgîn, özellikle kadın yazarların ortaya çıkması ve edebiyat alanında kendilerine yer bulmaları için çok değerli bir alan oluşturdu.

Böylece yıllar boyunca kendi yazdıklarının yanı sıra başkalarının yazabilmesi için de çalıştı. Kendi kitaplarının yanında, başka insanların ilk yazılarına, ilk yayımlarına ve zamanla kendi kitaplarına ulaşmasına tanıklık etti.

Roşan Lezgîn, sırf Zazakî kitapları yayınlamak için 2012 yılında Roşna Yayınevi’ni kurdu. Şimdiye kadar, 45 yazara ait 70 Zazakî, 7 Kurmancî ve 3 Türkçe olmak üzere 80 kitap yayınladı.

Onun hayatındaki bütün bu uğraşlar, birbirinden bağımsız çalışmalar değildir. Çocuk yaşta yarım kalan eğitiminden elli yaşında yeniden okul sıralarına dönüşüne; kitaplarla kurduğu bağdan yazarlığına, dil öğretmenliğinden çevirmenliğine, yayıncılığından yeni yazarların yetişmesine kadar uzanan uzun ve devam eden bir çizgi vardır. Ödediği tüm bedel ve zorluklar onu yazıdan ve dilinden koparamadı.

Bir ömür boyunca kendi adına biriktirmekten çok, bir dilin hafızasına ve o dilde yazacak insanların geleceğine emek verdi.

Kendi hayatını tüketirken, başkalarının sesine yer açtı. Kendi yolunda yürürken, ardından geleceklerin de yürüyebileceği bir yol bıraktı.

Ve bütün ömrünü milletinin dili, kimliği ve kültürünün yaşaması için harcayan Roşan Lezgîn, Yaşayan bir Azizdir.

3cb746c3-a9e5-4b1b-8b2c-dc9a5ea54580.jpg

Bu haber toplam 30 defa okunmuştur
HABERE YORUM KAT
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.