zazaki.net
20 Oktobre 2017 Îne
Girdîya Karakteran : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
07 Êlule 2009 Dişeme 21:51

Yönü Saptırılan Ulusal Kimlik Tartışması

[Makale]
Sedat Günçekti

Neredeyse bütün uğraşları Zazaların Kürt olmadığı, Zazaların Kürtlerden ayrı bir dile, kültüre, inanışa ve tarihe sahip olduğunu kabul ettirmeye çalışan ve öyle anlaşılıyor ki Dêrsimli olan Zazacılarımız, kullandıkları dil ve yaklaşımları itibarıyla amaçlarının üzüm yemek değil de tam anlamıyla bağcıyı dövmek olduğu anlaşılmaktadır.

Buna karşın, kimi karşıt görüşteki arkadaşların da zaman zaman yanlış reaksiyonlarla Kurmancî’yi ya da Kürt etnisitesini ters yönde bir baskılandırma biçiminde dillendirdikleri görülmektedir.

Açıkça ifade etmem gerekirse; kendim dil ve tarih uzmanı değilim. Bununla birlikte Kürdistan’ın tarihine ve kültürüne ilişkin olarak şu ana dek edindiğim bilinç, haliyle bu güne dek Kürdistanlı, yabancı politikacıların, akademisyenlerin, tarihçilerin ve dil uzmanlarının ortaya koyduğu verilerden oluşuyor.

Zazacı arkadaşların şu zamana dek sundukları verilerine bakarak, Zazaların ayrı bir ulusu, Kurmancî’den farklı bir dili belgelediklerine ikna olmuş değilim.

Zazalar ille de ayrı bir ulustur, ayrı bir dile ve tarihe sahiptir iddiasında olan kişilere söyleyeceğim şudur: Ben bir Kürt ve Kürdistanlı Sosyalist olarak şunu gönül rahatlığıyla söyleyebilirim ki, eğer Zazaların Kürtlerden ayrı bir ulus olduğunu kanıtlarsanız ve de bizzat Zaza Ulusu diye tabir ettiğiniz kesim ayrı bir devlet kurmak da dahil iddia edeceği her türlü hakkı kayıtsız koşulsuz desteklerim.

Hayalimdeki bağımsız ve özgür Kürdistan’da; her bireyin, her etnisitenin, her inancın ve kimliğin; Kürdistan vatanında BİR ÇOĞUNLUK OLUŞTURAN KÜRTLERLE ÖZGÜR VE EŞİT KOŞULLARDA YAŞAMA HAKKI VARDIR. Kavgasını verdiğim(iz) Kürdistan özgürlük ideali, Kürtlerin tek başlarına -tıpkı Türkler gibi- hükümran oldukları, Kürdistan’da birlikte yaşadığımız halkları inkar, imha ve asimilasyona tabi tuttukları bir ulus devlet olmayacaktır.

Bağımsız Federal Kürdistan Demokratik, Sosyalist Cumhuriyeti; eyaletler, kantonlar, özerk bölgeler ve merkezi idareden müteşekkil olacaktır.

Bu bağlamda bu güne dek uygulana gelen burjuva devletlerin ele aldığı biçimde adaletsiz bir "AZINLIK- ÇOĞUNLUK" kavramı da red edilecektir. Her kimlik ve etnisite bizzat kendi gerçekliği -yani neye ihtiyaç duydukları, neyi istedikleri- esas alınarak özgürlükler hayata geçirilecektir.

Bu bağlamda, denilebilir ki Kürdistan’ın Güneyinde oldukça olumlu bir gelişme yaşanmaktadır. Burada oluşmuş bulunan iki Kürt bölgesine ait yerel parlamento, Türkmenlere sağlanan ulusal demokratik hak ve özgürlükler, keza Süryanilerin hak ve statüleri, demokrasi açısından saygın bir modeli teşkil etmektedir. Egemen ulusa mensup olan Araplar da dahil, hiç bir kesimin aşağılanmadığı, inancından, dilinden ve dininden ötürü kimsenin baskıya, zulme maruz kalmadığı bu Kürdistan coğrafyası dünyada Demokratik Federal diye tanımlanan bütün siyasi yapılardan bin kat daha fazla demokrat ve özgürlükçüdür.

Sonuç olarak diyeceğim; nasıl ki Kürdistan’da birlikte yaşadığımız bütün halkların özgürlüğü biz Kürtlerin de özgürlüğüyse, Kürtlerin, Kürdistan’ın özgürlüğü de o­nların özgürlüğü olmalıdır. Kürtler barış, dayanışma ve özgürlük içinde her inanç ve etnisite ile birlikte yaşamaya hazırdır. Yüzyıllardır köle olarak yaşamış olan Kürtler, sömürgeci, ırkçı, demokrasi düşmanı olamazlar. Yine bu kadim ulus kendi hak ve hukukuna ölümüne bağlı olduğunu kanıtlamıştır.

Kürdistan’da düşmanlarımızın oluşturduğu ve yaydığı yapay çatışma ve çelişkilere hiç kimse prim vermemelidir. Düşman(larımız) maskesiz ve açık icraatlarıyla orta yerde duruyor. Kimse gücünü ve enerjisini yanlış yerlerde tüketmesin.

Saygılarımla…

20.11.04

Kaynak: http://www.rizgari.com/modules.php?name=Rizgari_Niviskar&cmd=read&id=181
Na xebere 1333 rey wanîyaya
No nuşte hema şîrove nêbîyo.