Bad Dostık ve Yeğenleri Mervan oğulları
İbnul-Ezreq, Tarîxu’l-Fariqî adlı kitabında Mervani Kürt Devleti (983-1085) kurucusunun Bad Dostık olduğunu yazıyor. Bad, 983 yılında Meyafarkin’de yönetimi ele alır, kardeşinin oğlu Hüseyin’i vali olarak tayin eder, kendisi ise ülkeleri ve kaleleri fethetmekle meşgul olur. Kısa sürede Nusaybin’i, Cizre’yi ele geçirir, ancak Turabidin’de Hamdanilerle (905-1004) giriştiği savaşta 13 Nisan 990 günü öldürülür. Kızkardeşinin damadı (veya kocası) Kek oğlu Mervan’ın büyük oğlu Hasan, Bad’ın dul kalan “Deylemli bir kadın olan” eşiyle evlenir ve başa geçer. Bundan sonra hükümdarlık Bad Dostık’ın yeğenleri Mervanoğullarıyla devam eder, böylece devlet de Mervaniler diye anılır. Hasan’dan sonra kardeşi Said iktidara geçer. Said öldürülünce, Nasırüddevle ebu Nasr 53 yıl iktidarda kalır. Netice, Nasırüddevle ebu Mansur döneminde Mervani Kürt Devleti yıkılır.
Îbnul-Ezreq, Tarîxu’l-Fariqî adlı kitabına şöyle başlıyor:
“Kürdlerin Meyafarkin’deki Vilayeti
“Rivayete göre, vilayetin kurucusu, Bad bin Dostık el-Harbuhti ebu Abdullah Hüseyin bin Dostık’tir, -ona Bad lakabını takmışlardı- Bahısmî dağlarından çıktı. Burası Hizan ve Maden vilayetidir. Çevresinde insanlar toplandı ve yol kesmeye (eşkıyalığa) başladı.” (s. 11)
Parantez içindeki “(eşkıyalık)” tabiri tercüman tarafından konulmuştur. Anakronik olarak bakılırsa, “yol kesme” fiili o zaman “eşkıyalık” değildir, hükmetmektir, örneğin vergi toplamaktır.
Türkçe çeviride geçen vilayet sözcüğünün doğrusu ise yönetim, devlet veya egemenliktir. Dolayısıyla “Kürdlerin Meyafarkin’deki Vilayeti” ibaresi, “Kürdlerin Meyafarkin’deki Yönetimi”, “vilayetin kurucusu” ibaresi “devletin kurucusu” ve “Hizan ve Maden vilayeti” ifadesi de, “Hizan ve Maden yönetimi” olarak anlaşılmalıdır. Çünkü Türkçedeki “vilayet” sözcüğü Arapçadan gelmiş ama Türkçedeki anlamı farklılaşmıştır. Arapça’da, “wly” kökünden türeyen vilayet (ولاية) sözcüğü “egemen olma, yönetim, sorumluluk üstlenme" veya "bir işin başında durma" anlamındadır. Dolayısıyla Arapça metinde geçen vilayet sözcüğünün olduğu gibi Türkçeye çevrilmesi doğru değildir.
Kitapta, Mısırlı akademisyenlerin ekledikleri dipnotta, “Hizan: Ağaçları ve bahçeleri çok olan bir beldedir. Suları boldur ve Diyarbakırda’daki Sirt (Siirt) yakınlarındadır. Hayzan ise Ermenistan şehirlerindendir. Ma’den: Dicle nehrinin kaynağına yakın, Ermenistan’da bir kasabadır” deniliyor. (Çevirinin doğruluğundan emin değilim.)
Sirt adının önüne parantez içinde “(Siirt)” adını muhtemelen tercüman koymuştur. Kanımca Es’erd (اسعرد) olmalı. Öte yandan “Diyarbakır’daki Sirt” bugün bildiğimiz Siirt ili olamaz. İbnul-Erzeq’in sözünü ettiği yerin Silvan’ın kuzeybatısındaki dağların arka taraflarına düşen, şimdi Hani ilçesine bağlı olan Serdê (Türkçe: Seren) olmalı. Heyzan (حىزان) ise, yine Silvan’ın kuzeybatısına düşen dağlarda, şimdi Lice’ya bağlı olan Hezan (Türkçe: Kayacık) beldesi olmalı. Çünkü sözü edilen bu yerlerin, Silvan’a göre Maden istikametine düşmeleri, Îbnul-Ezreq’in anlatımlarıyla uyumluluk göstermektedir. Oysa Bitlis’e bağlı Hizan, Silvan’a göre Hakkari istikametine düşmektedir.
Harbuht (حاربخت) ile Bahısmi (باحسمى) adları da dikkate değerdir. Bu adların elyazmalarında hangi harflerle nasıl yazıldğını bilmiyorum ama Karaz (Kocaköy) ilçesine bağlı bir köyün adı Hawrê (Türkçesi: Yazıköy)’dir.
* * *
Îbnul-Ezreq, Mervanileri de şöyle anlatır:
“Mervan bin Kek (el-Harbuhtî), Bad’ın kız kardeşinin damadıydı. Bad’ın kız kardeşinden dört oğlu vardı; en büyükleri Emir ebu Ali el-Hasan, ikincisi Said, üçüncüsü Ahmed ve dördüncüsü Kek idi.
“Onlar Serd ile bugün Kırmas denilen Maden arasındaki bir köydendiler. Burası hala mamur bir yerdi ve…
“Mervan’ın çocuklarından her birinin meşgul olduğu bir işi vardı. Mervan’ın ise işlettiği bir değirmeni vardı. Bunlar Karmaz halkının reisleri ve önde gelenleriydi. Bad, el-heramiye’ye (eşkıyalığa/ayaklanmaya) çıkıp ülkeyi ele geçirince, kız kardeşinin oğulları da ona tabi oldular. Savaşlarında ve çatışmalarında ondan hiç ayrılmazlardı.” (s. 27-28)
Bu anlatımdan, Bad ile kız kardeşinin damadı (veya kız kardeşiyle evli) olan Kek oğlu Mervan’ın aynı köyden olduğunu, bu köyün, Serd ile Karmaz arasında bir yerde olduğunu anlıyoruz. Serd’ın bugün Hani’ye bağlı Serdê köyü, Karmaz’ın da, Karaz (Türkçe: Kocaköy) olduğunu düşünüyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi, sözü edilen bu yerlerin, Silvan’a göre Maden istikametine düşmeleri, Îbnul-Ezreq’in anlatımlarıyla uyumludur.
Ama İbnul-Ezreq’in doğru bir şekilde anlattığı birçok şeyi Mısırlı akademisyenler koydukları yanlış dipnotlarla, tercümanın da problemli çevirisi ve parantez içinde eklemeleriyle kitapta oldukça karışıklık meydana gelmiş. Dolayısıyla kitabı okurken gerek dipnotlarda verilen bilgiler, gerekse çeviri ve parantez içinde verilen bilgiler ihtiyatla karşılanmalıdır.

Tarihü’l-Fariki (Muhtasar Silvan Tarihi), Ahmed bin Yusuf bin Ali bin el-Ezrak el-Fariki, Arapçadan Çeviren: Mithat Acat, İstanbul, Haziran 2026





Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.