zazaki.net
19 Tebaxe 2017 Şeme
Girdîya Karakteran : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
31 Oktobre 2015 Şeme 17:06

Rêncber Ezîz

Faruk Aksin

Kürd müziğine hayat veren halk ozanı Rêncber Ezîz’in ölümünün üzerinden 27 yıl geçti. Rêncber Ezîz, Kürd müziğine “Bîngol Şewtî”, “Ez Xortê Kurd im”, “Way Way Ninna” ve daha birçok eser kazandırarak ilk defa Kürdçe’nin Dimilkî lehçesi ile kılamlar söyleyerek bir çığır açar.

Rêncber Ezîz, 1955 tarihinde Bingöl merkeze bağlı Wusifan (Aşağı Akpınar) köyünde dünyaya gelir. Yaşamının daha ilk yıllarında, salgın olarak görülen bir göz hastalığına yakalanır. İmkânların kısıtlı olması, köy ve kasabalarda doktorların olmaması Ezîz’in gözlerini kaybetmesine neden olur. Ezîz’in tedavisi koca karı ilaçları ile yapılmaya çalışılır ve yanlış tedavi neticesinde 1 yaşındayken gözlerini kaybeder. Aynı yıl içerisinde ailesi ile birlikte Bingöl’e gelir ve Dereyi Kasaran Mahallesi’nde yaşamaya başlarlar. Çocukluk yıllarını ağabeyi ve kardeşlerinin yardımlarıyla sürdürür.

Kimlikteki adı Rêncber değil, Mehmet Hanefi Berdibek’tir. Aslında Mehmet Hanefi Berdibek kendisinden iki yaş büyük olan ve ölen abisinin adıdır. Rêncber Ezîz, Kürdlerde yaygın olan ‘Nüfus Müdürü’ fobisinin kurbanlarından sadece birisidir. Hayatta olmayan abla/abi kimlikleriyle yaşama merhaba diyenler geleneğindendir Rêncber Ezîz. Çevre köylerdeki akrabalarını ziyarete gittiğinde köydeki ağaçların en üst dallarına çıkıp, Bingöl’de yaşanmış acı olaylar üzerine kendisinin derlediği ağıtlar ve kasideler söyler. 1968 yılında medrese eğitimine başlar ve kısa bir sürede Hafız’ül Kur’an olur. 1971 Bingöl depreminde yüzünü hiç görmediği annesini kaybeder. Bir yıl sonra da İstanbul Çemberlitaş Mevlithane Mektebi’ne gider.

O yıllarda bir yandan dini eğitim gören, diğer yandan müzikle ilgilenen Ezîz, aynı yıllarda köylüler cemiyeti ile tanışır. Köylülere ait engelliler okuluna giderek okuma ve yazmayı öğrenir. Daktilo yazmaya başlar. İçinde gem vuramadığı duyguları ise onu müziğe yönlendirir. Üstün meziyetleri ile kısa bir sürede bağlama çalmasını öğrenir. Altı Nokta Körler Cemiyeti’ndeki müzisyenlerle birlikte turnelere katılır. İstanbul’un çeşitli yerlerinde halka açık mekânlarda programlara katılarak müzik eğitimini ilerletir. Toplumsal sorunlara karşı oldukça hassas olan Ezîz, 1977 yılında kendi bestelerini yaparak topluma müzikle mesajlar vermeye başlar. 12 Eylül 1980 askeri darbesini iğneleyici sözlerle eleştiren Ezîz, dönemin muhalif müzisyenleriylede tanışır ve onlarla beraber şarkı söyler. 

Hapis ve sonrası sürgün

Giderek sevilen ve çok dinlenilen Ezîz, 1977 yılında siyasi propaganda yaptığı gerekçesiyle tutuklanır. 7 ay 9 gün hapis yatan Ezîz, 1978 yılında hâkim karşısına çıkar. Ezîz, mahkemeye çıkarken avukat istemediğini belirterek kendi savunmasını kendisi yapmak ister. Savunmasında komünizm propagandasından dolayı yargılandığını ve komünizmin pratiği olmayan bir doktrin olduğunu belirten Ezîz’in savunması şöyledir: “Komünistler diye nitelendirdiğiniz ülkeler bile komünist değil, daha sosyalist devlet düzenine geçiş sürecini yaşıyorlar. Hiçbir sosyalist düzen sosyalist inşa sürecini tamamlamadan komünist düzene geçişi sağlayamaz. Onun içindir ki, komünizm şuan için bir ütopyadır ve bir ütopyaya gönül verdiğim için yargılanıyorum. Bir ütopyanın hayalini sevmek suç olmamalı. Bir ütopyanın propagandasını yaptığım için, bir ütopyanın taraftarı olduğum için suçlu muamelesi görüyorum. Bir ütopya sevgisi mi sizi ürkütüyor?”

Savunmasını yaptıktan sonra tahliye olan Ezîz, memleketine döner. Cezaevinden çıktıktan sonra da üzerindeki baskılar devam eder. Siyasi mülteci olarak 1978 yılında Almanya’ya sürgüne gider.

Bu dönemde yaşanan bazı olayları kılamları ile belirtmek Ezîz’in kendi döneminde elde ettiği şöhretine minik bir katkı niteliğindedir. Ülkesinde yasaklarla ve baskılarla boğuşmak zorunda kalan Ezîz, yerleştiği Almanya’da müzik hayatına kaldığı yerden devam ederek toplumsal sorunları irdelemeye devam eder. Rêncber Ezîz, Almanya’da; Zazaca, Kurmancca ve Türkçe eserlerden oluşan “Hesreta Azadî/Özgürlüğe Özlem” isimli ilk orijinal albümünü çıkarır. O yıllarda Kürdçe şarkı söylemek bir yana, kaset ve plak bulundurmak bile neredeyse imkansızdı. Bu yüzden eserleri yasaklanan Ezîz’in eserleri teyplerde amatör şartlarda el altından kopyalanarak çoğaltılırdı. Bu eserlerin ana eksenini yurtseverlik, aşk, toplumsal sorunlar ve ülkeye duyulan hasret oluşturuyordu.

Anadiline olan bağlılığı ve yurtsever kimliği onu politik meselelere iterken, diğer yandan Bingöl’e ait olan birçok şeyi de eserleri arasına katmayı başarır Ezîz. Bîngol Şewtî, bir ağıt türküdür ve Ezîz’e aittir. Evinin önünde öldürülen gerilla Zeki için dile getirdiği bu eser Kürd müziğinde halen sembolik anlamlar taşımaktadır.

Bîngol Şewtî

Bîngol şewtî mij dûman e

Megrî megrî dayê megrî

Bîngol şewtî mij dûman e

Zemanê xerab em têda ne

 

Esker ketin nav gundan e

Bîngol xerab em têda ne

Zekî kuştin ber malane

Megrî megrî dayê megrî…

 

Şeyh Said ve yoldaşlarına ağıt

Kirdûn Xarpêt gureto, Diyarbekir paytext o

Kirdûn Xarpêt gureto, Diyarbekir paytexto

Pirode apê mi pirode, pirode dezay mi pirode

Lexê bavê mi lexê, lexê kekê mi lêxe

Kurdîstan cennêt Kurdûn o,

Êr ruej ruêj cûmîyerdûn o

Wa cûmîyêrd vîyêc meydûno

Pirode biray mi pirode, pirode dezay mi prode

Piryedên biray mi piryedên, piryedên dezay mi piryedên…

Bu kilamı Kürdistan’da ve özellikle Bingöl ve çevresinde derin etkiler bırakan 1925 Kürd hareketine gönderme yaparak Şeyh Said ve yoldaşları için söylemiştir Ezîz. Parçada Ezîz’in ulusal duygularında ki kuvvetli vurgu gözlerden kaçmıyor. 

Sürgünde şüpheli ölüm

Kimi zaman toplumsal acıları, kimi zaman Kürd destanlarını hafızamıza kazıyan Ezîz, kısa ömrüne kocaman bir aşkı sığdırdı. Ülkesine duyduğu aşk dolu bir hikaye bıraktı bizlere. Mum dibine ışık vermezmiş sözünün dünyadaki onlarca tezahüründen biri gibi… Görmeyen gözüyle milyonların gönül dünyasında farkındalık yarattı Ezîz.

Rênçber Ezîz, 1988 yılında Almanya’nın Hannover kentinde yüksek bir binadan -sebebi hala da bilinmeyen- bir şekilde ‘düşerek’ hayata veda etti. Politik görüşlerinden dolayı siyasi bir cinayete kurban gittiği ‘en güçlü kanı’dır. Ölümünün arkasındaki sır perdesi hala aralanamamış olsa bile, arkasında kalıcı müzik eserleri bırakan Rêncber Ezîz’in cenazesi, Bingöl’ün Wusifan köyünün Eski köy mezrasına defnedilmiştir.

Kendi isteği üzerine mezar taşına şunlar yazılır:

“Ey yolcu dur! 32 sene boyunca aydınlığın yüzünü görmedim. Aydınlığın değerini bil”

_____________

Kaynak: http://www.basnews.com/tr/culture/2015/10/27/zazaki-dengbejligin-rencber-ezizi/

Na xebere 1564 rey wanîyaya
No nuşte hema şîrove nêbîyo.