zazaki.net
20 Oktobre 2017 Îne
Girdîya Karakteran : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
29 Kanûne 2012 Şeme 07:41

Kürtçe’nin lehçeleri ile isimleri

Zana Farqînî

Kürtçe’nin lehçeleri ile isimleri konusunda birbirinden farklı görüşler söz konusu. Bilhassa lehçe sayısıyla ilgili her çalışmada farklı bir tasnife rastlamak mümkün. Buna rağmen özellikle Kürtçe konusunda uzman ve otorite olarak kabul edilen bilim insanları Kürtçe’nin sahip olduğu lehçe sayısının 4 veya 5 olduğu konusunda hemfikirdirler.

Bu konuda detaylara girmeden ve kimin ne söylediğine bakmadan, sadece iki kaynaktan bahsetmenin yeterli olacağını düşünüyorum.

Kürtçe’nin lehçeleriyle ilgili bilgi içeren en eski eserlerden biri Şerefxanê Bedlîsî’nin 1597 yılında yazımını tamamlamış olduğu Şerefname’sidir. Şerefxan, Kürtleri, dil, gelenek ve sosyal durumları yönünde Kurmanc, Lor, Kelhur ve Goran olarak dörde ayırıyor.

Türkçülüğün babası olarak kabul edilen Ziya Gökalp ise “Kürt Aşiretleri Hakkında Sosyolojik Tetkikler” adlı çalışmasında önceleri Kürtleri beş kavme ayırdığını daha sonra dörde indirdiğini belirterek şöyle bir tasnife başvuruyor: Kurmanc, Zaza (Gûranca, Dünbülî), Soran (Baban, Kalhur), Lûr (Bahtiyarı, Fîlî, Lek).

Gökalp’ın Şerefxan’dan farkı ise, bu lehçeleri dil olarak belirtmesi ve hepsine de “Kürdî Kadîm” demesidir. Bir de Gökalp çalışmasında Zazaca ile Goranca’yı birbirine yakın gördüğünden hareketle onları aynı lehçe olarak ele alıyor.

Zaten birçok kaynağa göre Ziya Gökalp’ın vaktiyle Kürt dilbilimcisi ve aydını Xelîl Xeyalî ile birlikte Kürtçe grameri üzerine çalışmalar yaptığı belirtilmektedir. Çermikli Dımılî olan ama kendisinin Türk olduğunu iddia eden Gökalp’in, adı geçen eserinin Kürtçeyle ilgili kısımları iyice incelendiğinde Kurmanci’ye çok hakim olduğu anlaşılıyor.

Kürtçe’nin 4 veya 5 lehçeye sahip olduğunun söylenmesinin sebebi Zazaca ile Goranca’dan kaynaklanmakta. Günümüzde ise Kürtçe’nin 5 lehçesi olduğu fikri daha fazla rağbet görmekte dilbilimciler arasında.

Lehçelerin adları konusunda da bir karmaşa var. Kısaca buna da değinelim.

1. Kurmanci (Kırdasi, Behdini, Şıkakî): Zazalar, istisnasız bütün Kurmanclara Kırdasi/Kırdaşi, dillerine de Kırdaski/Kırdaşki derken, Sêwaz’da Alevi Kurmanclara Kırdasi, Sünni olanlara da “Kur” diyorlar. Irak’ta Kurmanciye Behdinî, İran’da ise Şıkakî deniliyor. Hem Behdinan bölgesi hem de Şıkak Aşireti Kurmanc olduğu için bu isimler kullanılıyor.

2. Sorani (Aşağı Kurmanci, Orta Kurmanci/Kurdi, Babani): Bu lehçe İran ve Irak Kürtleri tarafından konuşulmakta. Soran aslında bir coğrafik terim ve Baban Beyliği’nden dolayı da eskiden bu lehçeye Babanî deniliyordu.

3. Kırmancki (Kırdki, Dımılkî, Zazaki): Dersim, Erzîngan, Sêwaz gibi illerde Alevi Kürt kesimi kendilerine Kırmanc, lehçelerine de Kırmanckî derken Sêwrek’tekiler kendilerine Dımılî, lehçelerine Dımılkî; Sason, Hezo ile Motki’deki Kırmanclar kendilerine Dımbılî, lehçelerine de Dımbılkî; Amed ile Çewlik’teki Kırmanclar ise kendilerine Kırd, lehçelerine de Kırdkî diyor. Ayrıca belirtmek gerekiyor ki Dımılî/Dımbilî ile Zaza sözcükleri aşiret isimleridir.

Zaten Ziya Gökalp, Zaza isminin Türklerin Dımılîlere verdiğini ve Zaza kelimesini de ne Kurmancların ne de Zazaların kullandığını söylüyor.

4. Gorani (Hewremanî): İran ve Irak sınırlarının kesiştiği bölgede kullanılıyor bu lehçe ve Hewreman sözcüğü aslında bir coğrafik terimdir.

5. Lorani: Bu lehçe sadece İran’daki Kürtlerce kullanılmakta.

Son yıllarda, özellikle bazı Alevi Kırmanclar arasında Zazacaya “Dersimce” hatta “Alevice” demeyi tercih edenler var. Bunlar kendilerini Kürt olarak görmek istemedikleri için tamamen siyasi, ideolojik ve inançsal saiklerle bu sözcükleri kullanıyorlar ki zaten bu son iki sözcüğün herhangi bir disiplin açısından hiçbir maddi ve tarihsel dayanakları yok.

Oysa bir dilin bağımsız bir dil olup olmadığını ortaya koyabilmek için bazı kriterlere başvurmak gerekiyor. Lengüistik açıdan bir dilin fonetik yapısını, morfolojisini, sentaksını iyice incelemek gerekiyor. Ayrıca o dilin kendine has (en az %30) bir kelime dağarcığına ve özel bir vurguya sahip olması da icap ediyor. Bunların dışında tarih, sosyoloji, folklor gibi bilimler ile kültür de devreye giriyor.

Birçok yabancı dilbilimci, Kürtçe’yi konuşamadıkları halde, sadece birkaç sözcüğü fonetik açıdan inceleyerek Kürtçe konusunda rahatça ahkam kesebiliyorlar, bazı görüşleri de ileri sürerek akademik unvanlar alabiliyorlar.

Hatta ünlü bir dilbilimci, Kurmanci ile Kırmancki’nin birbirinden farklı olduğunu kanıtlamak için Kırmancki’de cinsiyet (erillik-dişillik) olduğunu ama Kurmanci’de olmadığını söyleme cesaretini kendisinde bulabilmişti. Tabii sonra hatasını görünce trend böyle diye, yine iddiasını sürdürmüştü.

Oysa Soranca’da ne cinsiyet var ne de iki grup şahıs zamirleri ve sanıldığının aksine gramatik özellikler bakımından Zazaca’ya nazaran Kurmanci’ye daha uzak. Buna rağmen kimse çıkıp Soranca Kürtçe değildir demiyor.

Tabii amaç Kürtlerin birliğini bozmak ve parçalamaksa, asıl olan ideolojik ve siyasal emeller için her türlü yol ve yöntemin kullanılması da mubah olabiliyor!...

_________

Kaynak: http://www.ozgur-gundem.com/

Na xebere 32320 rey wanîyaya
ŞÎROVEYÎ
Kaya
Mustafa
Leki lehçesini Türkiyedeki Şıhbızınlar da konuşmaktadır.
14 Teşrîne 2016 Dişeme 18:14