zazaki.net
25 Teşrîne 2017 Şeme
Girdîya Karakteran : 12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto
21 Kanûne 2012 Îne 09:29

Zazalar, Kendi Hususiyetleri Mahfuz Bir Şekilde Kürttür

Bilal Zilan

Son zamanlarda Zazaların Kürt olup-olmadığı yönündeki bazı iddiaların özellikle sosyal medyada tartışıldığı görülmektedir. Bu konuda rahatlıkla diyebiliriz ki Zazaların Kürtlüğü arızi ve dışsal bir durum değildir. Bilinen tüm tarihi belge-bulgular Zazaların tarihte kendilerini Kürd kimliğiyle tarif ettiklerini göstermektedir. Bunun aksi bir belge henüz getirilebilmiş değildir. Bütün Arap, Osmanlı, Ermeni arşivlerinde Zazalardan sürekli "Kürd" olarak bahsedilmiştir. Bu çeşitli akademik makaleler ile ispatlanmıştır. Ancak konuyu dağıtmamak için bunlara değinmeyeceğim.

Burada Zaza Kürtlerin kendi ağzından kendilerini tanımlama biçimine orjinal belgelerin linkleriyle birlikte birkaç örnek vermek istiyorum:

1) İlk Zazaki metinleri derleyen Peter Lerch'in metinlerinde Nêribli Xalef Ağa askerlerine şöyle seslenmektedir:
".... Xelef Axa va ke eskerê xo ra: "Bewnê axalêr! Ma şonî qewxe, metersê, eskerê Doqma Begî zav (zaf) û, Heme pêrû tirk î, nêşênî ma de qewxe bikî, ma pêrû conmirdê kirdan î, mêrdeî eşîran î, metersê, ma ha şonî......"

Tercümesi:

"... Xelef Ağa askerlerine dedi ki: "Ağalar bakınız! Biz kavgaya (savaşa) gidiyoruz, korkmayın, Doqma Beyin askerleri çoktur, (ama) tamamı Türk'tür, bizimle kavga edemezler (güç yetiremezler), biz hepimiz Kürd yiğitleriyiz, aşiret erkekleriyiz, korkmayın, gidiyoruz şimdi..."

Görüldüğü gibi burada Zazalar, kendilerinden KIRD (Kürt) olarak bahsetmektedirler. KIRD kelimesinin Kürd anlamında olduğu yine metnin altındaki almanca tercüme ile sondaki sözlükte de yazılmış durumda.

Kaynak: Peter J. A. Lerch, "Qewxê Nêrib û Hêni", Forschungen über die Kurden und die Iranischen Nordchaldaer - Band I, St. Petersburg 1857, r. 78


2) Tamamı Zazaca yazılmış ilk kitap unvanına sahip olan Mevlid’in yazarı Mela Ahmed-i Xasî mevlidin dilinden "KIRDÎ" olarak bahseder:

"Temam bi viraştişê Mewlidê Kirdî bi yardimê Xaliqî û feyz û bereketê peyxemberê ma, sellelahu ‘eleyhî we ‘ela alîhî we sellem, bi destê Ehmedê Xasî Hezanicî di henzar û hîrê sey û şîyyes serre bi tarîxê 'erebî…"

Tercümesi:
"Tamam oldu Kürdçe (Kırdî) Mevlid'in yapımı (yazılışı) Xaliq'ın (Yaradan'ın) yardımıyla ve Peygamberimizin feyiz ve bereketiyle, Allah'ın selamı O'nun ve ailesinin üzerine olsun, Hezanlı Ahmed-i Xasî'nin eliyle 1316 arabî tarihinde..."

Kaynak: Ehmedê Xasî, Mewlid, 1899, r.28

3) “Deyîra Ehmedê Musayê Ağon” ismiyle bilinen meşhur bir halk ağıtında açıkça "ma kurdon" (biz Kürdler) denildiği gibi "Kürdistan"dan da bahsedilmektedir:

“Gidî leyro, mi va Delî Fikrî ne dîn o ne îmon o, leyro leyro
We bîyo qesabê ma kurdon o, Kurdîston o, leyro leyro, leyro Ehmedê mi leyro”

Tercümesi:
"Ah oğul! Dedim ki Deli Fikri'de ne din var ne iman var
"O biz Kürdlerin ve Kürdistan’ın kasabı olmuş ah yavrucağızım Ahmedim ah"

Bu anonim ağıtta Şeyh Said harbini (1925) müteakip Kürdistan'da zulümleri ve katliamlarıyla meşhur olmuş iki Türk kumandanı olan Ali Haydar ve Deli Fikri'den bahsedilmektedir.

Kaynak: Hin Gewêlij (Dengbêj), “Deyîra Ehmedê Musayê Axon”, Newepel, Sayı 14, 01-15 Ekim 2011, s. 8
https://www.facebook.com/photo.php?v=4436302392431&set=vb.128401570534357&type=3

4) Siverekli Mehmed Ali Avnî Efendi Şerefname'yi Arapçaya çevirdiğinde, kitabın sonuna tarih düşerken kendini şu şekilde tanıtır:

تمت الترجمة الحرفية على يد أضعف العباد
صانه الله من كيد أهل الفساد محمد علي عوني بن
عبدالقادر عوني بن محمد علي أغا البابي السوركي
والدنبلي الظاظائي عشيرة وجنسا والكردي شعبا و أمة
نزيل القاهرة تحريرا في يوم الأربعاء ۱۲ ذي القعدة
سنة ۱۳۶۷ الموافق سبتمبر سنة ١٩٤٨

Burada Kısaca Mehmed Ali Avni Efendi, kendini tanıtırken "Dunbuli yani Zaza aşiretinden ve Kürt milletinden" şeklinde tanıtmaktadır (1948 yılında).

Demekki "Zaza/Dımıli" bizim toplumsal ismimiz, Kürtlük ise bizim millet ismimizdir. Biz Kurmanc/Kırdasi değiliz, Kurmanclar da Zaza/Dımıli değiller, ama hepimiz Kürdüz. Bu basit gerçeği göremeyenlere tarihe ve büyüklerimizin mücadelelerine bakmalarını öneriyorum.

Kaynak: Şerefxan Bidlisî, Şerefname, trc. Mehemmed Elî Ewnî, Dimeşq 2006, C. 2, r. 215
http://www.zazaki.net/haber/asmn-kirdan-ra-estareyko-nimite-mehemed-el-ewn-1192.htm

5) 1963'te ismi Zazaca olan Roja Newé gazetesinin logosunun altında büyük harflerle şöyle yazıyordu: KÜRTÇE-TÜRKÇE gazete. İlk defa Zazaca metinler bu tarihte bir gazetede yer almıştır.



Roja Newé: Kürtçe-Türkçe Gazete, Yıl: 1, Sayı: 1, 15 Mayıs 1963, Fîyatı: 100 Krş.



6) Mela Mehemedê Nêribî'nin divanındaki şu beyitler konumuza ışık tutmaktadır:

"Ez Zaza w' Zazakî vono, Ellah heme zon ra zono
De goştarê, ez se vono, erey û, roj şono awono

Ma beytê zazakî vatî, Ellah efsehê luxatî
Zazo Kirdê welatî, karker û ehlê xebat î"

(...)

"Tarîxê ma zaf verînî, Kirdî tim aşiqê dîn î
Te ra alimo vecînî, zalimo ma kerdî vînî

Bewnî tarîx, tarîxî se vatû, Kurd verîn û, esl û zat û
Cesur û ehlu xebat û, mileton ra tim dîn vatû

Kulturê Kurdon averî, Îslomon rî ma rehber î
Goş medêni qewmê herî, vonî Kurdî bî lengerî

Milet û qewmê zemanî, inka verî heta şonî
Pêrû têdir hema zonî Kurd esil û xonedon î

Kurdê ma cahîlu mendî, bî hesûd û bî dubendî
Şarîy ra tim va efendî, cu ra ma tim tepa mendî"

Kaynak: Yrd. Doç. Dr. Ahmet Kayıntu, "Molla Mehmet Demirtaş'ın Zazaca Divanı", II. Uluslararası Zaza Tarihi ve Kültürü Sempozyumu, Bingöl Üniversitesi, 4-6 Mayıs 2012
(Aktaranın notu: Divan el yazması olup henüz yayınlanmamıştır, aktarımda imla-alfabe açısından düzeltmeler yapılmıştır.)

Açık bir şekilde Zazalar Kürttür ve Kürtler de çok eski bir tarihe ve kültüre sahiptir, İslam âlemine önderlik etmişlerdir denilmektedir.

Bu tür örnekler çoğaltılabilir. Kronolojik olarak sıraladığımız bu kaynaklardan meramımızın anlaşıldığı kanaatini taşıyarak bu kadarını yeterli görüyoruz.

***


ÖZET OLARAK; Zazalık ile Kürtlük arasında bir çelişki yoktur. Nasıl ki Kurmanclar veya Soranlar lehçeleri ayrı olduğu halde Kürt'tür; Zazalar da kendi hususiyetleri mahfuz bir şekilde Kürt'tür. Bu tarihten tevarüs edilmiş bir öz tanımlama şekli olup dışarıdan dayatılmış veya kabul ettirilmiş bir durum değildir.

Tarihte hâkimiyetleri altında yaşadıkları devletlerce olsun, iç içe yaşadıkları komşu halklarca olsun, kendi öz tanımlamaları bakımından olsun sürekli "Kürd" olarak görülen Zazaların bugün neredeyse Kürtlüklerini ispatlamak zorunda bırakılmaları; asimilasyonun ne denli boyutlara vardığını gösteren bir vahamettir aslında. Ancak, doğru bilgilere dayanmayan ve birçoğu iyi niyetten yoksun iddia ve tartışmaların yeni nesle mensup birçok kişide kimliksel bir krize yol açtığı düşünülürse, sanırım bu bilgileri paylaşmamızın bir gereklilik olduğu anlaşılacaktır.

Na xebere 9849 rey wanîyaya
ŞÎROVEYÎ
kurmanc
bahoz
Bunlar sinsi türk oyunlarıdır. Devletin, ne Kurmanca ne Zazaya bir faydası vardır. Ben Kurmancım, Zazaki programları izler, ne dediklerini anlarım. Bir kaç değişik sözcük var, onları da kendi çabamla öğrendim. Kürt lehçeleri birbirine çok yakındır. Ortak eğitim olursa 10 günde öğrenilir. Biz Kürt değiliz diyen devşirmeler, ne Zazakiyi ne de Kurmanciyi bilmeyen anlamayan adamlardır. Onlar istedikleri kadar devletin oyunlarına alet olsunlar, onların da damarlarında akan kanın Kurmancla aynı olduğu gerçeği değişmez. Tarihi belgeler, yazılar, kitaplar, Zazaların Kürt olduğunu söyler. Hem de yüzlerce yıllık kitaplar; Seyahatname, Şerefname, sizin verdiğiniz kaynaklar, gerçeği ortaya koyuyor. Şerefnamede Zazalar Gûran Kürtleri içinden gösterilir, çünkü lehçeleri birbirine çok yakındır. Kaldı ki Şerefnamede Zaza beyliklerinden bahsedilir, Çemişgezek örneğinde olduğu gibi...
21 Kanûne 2012 Îne 16:37